Uşak Damızlık Birliği Başkanı Yılmaz: “Biz Bu Birliğin Emanetçisiyiz”

GÜNCEL - 01-10-2026 13:29

Uşak Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Yılmaz, Uşak’ta görev yapan basın mensuplarıyla kahvaltılı basın toplantısında bir araya geldi. Birliğin yaklaşık 30 yıllık faaliyetlerini anlatan Yılmaz; süt toplama çalışmalarından laboratuvar yatırımlarına, tarım sigortacılığından yem analiz hizmetlerine, birlik bünyesindeki yatırımlardan son genel kurul sonrasında yaşanan hukuki sürece kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Yılmaz, toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Uşak Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Yılmaz, kentte görev yapan basın mensuplarıyla düzenlenen kahvaltılı toplantıda birliğin geçmişten bugüne gerçekleştirdiği çalışmaları anlattı.

Yaklaşık 30 yıllık süreçte birliğin küçük bir üye grubuyla başlayan faaliyetlerinin bugün geniş bir üretici ağına ve çok sayıda hizmet alanına ulaştığını belirten Yılmaz, temel hedeflerinin her zaman üreticinin kazanması olduğunu söyledi.

“Biz bu birliğin emanetçisiyiz” diyen Yılmaz, geçmişten bugüne görev yapan yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarla birlikte birliğin ekonomik ve kurumsal yapısını güçlendirmeye çalıştıklarını ifade etti.“Eleştirenlere Küskün Değiliz”

Toplantının başında basın mensuplarına seslenen Yılmaz, farklı görüş ve eleştirilerin doğal olduğunu belirterek, basının görevini yaptığını söyledi.

Yılmaz, “Bizi eleştirenler olmuştur, farklı şeyler söyleyenler olmuştur. Bundan dolayı kimseye küskün veya dargın değilim. Sizin göreviniz bu. Biz de faaliyetlerimizi anlatacağız, ardından seçim dönemlerini ve son yaşanan süreci paylaşacağız” dedi.

Birliğin kuruluşundan bu yana birçok genel kurul gerçekleştirdiğini hatırlatan Yılmaz, farklı dönemlerde karşılarına rakip adayların çıktığını ve bu adaylara her zaman saygı gösterdiklerini dile getirdi.

“Bu birlik kurulduğundan bu yana yaklaşık sekiz genel kurul yaptı. 2000, 2002, 2004, 2007, 2015, 2017, 2021 ve 2025 yıllarında genel kurullar gerçekleştirildi. Bu seçimlerin tamamında karşımızda rakip adaylar da oldu. Buna saygı duyduk. Çünkü burada her üyenin aday olma hakkı var” diye konuştu.

“Rakiplerimize Bile Bir Ay Önceden Haber Veriyoruz”

Genel kurul süreçlerinin belirli bir disiplin içerisinde yürütüldüğünü belirten Yılmaz, adaylık konusunda rakiplerine dahi önceden bilgi verdiklerini söyledi.

Yılmaz, “Biz yıllardır bu işin içerisindeyiz. Acemi değiliz. Genel kuruldan yaklaşık bir ay önce rakip arkadaşlara da bilgi veriyoruz. ‘Ben adayım’ diyoruz, listemizi veriyoruz. Kaç kişi katılacaksa, kimler gelecekse herkes kendi çalışmasını yapıyor. Bizim anlayışımız bu” ifadelerini kullandı.

Son genel kurulun da geniş katılımla gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, yaklaşık 2 bin 127 kişinin genel kurula katıldığını belirtti.

Genel kurulların büyük organizasyonlar olduğunu kaydeden Yılmaz, “Biz genel kurullarımızı adeta büyük kongreler gibi yapıyoruz. Yaklaşık 3 bin kişinin katılabildiği, 10 bin metrekarelik kapalı pazarda genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Son genel kurul da herhangi bir kavga, tartışma veya olumsuzluk yaşanmadan tamamlandı” dedi.

Son Genel Kurul Mahkemeye Taşındı

Yılmaz, son genel kurulun ardından seçim sonuçlarına yönelik itirazların mahkemeye taşındığını da açıkladı.

Seçim sonucuna itiraz edilmesinin hukuki bir hak olduğunu belirten Yılmaz, mahkeme sürecinin devam ettiğini söyledi.

Yılmaz, “Rakip arkadaşımız genel kurulda söz aldı, aldığı oyları açıkladı ve teşekkür etti. Genel kurul da sakin şekilde tamamlandı. Daha sonra konu mahkemeye taşındı. Bu da arkadaşlarımızın yasal hakkıdır. Mahkemenin sonucunu bekleyeceğiz” diye konuştu.

Genel kurul sırasında oy kullanamama, listelerde isim bulunmaması veya genel kurul işlemlerine ilişkin herhangi bir itirazın kendilerine iletilmediğini savunan Yılmaz, seçim sonrasında ortaya çıkan hukuki sürecin yargı tarafından değerlendirileceğini ifade etti.

“Her İmza Toplanması Genel Kurul Nedeni Olamaz”

Son dönemde birliğin yeniden genel kurula götürülmesi yönündeki girişimlere de değinen Yılmaz, birliklerin genel kurul süreçlerinin belirli kurallara bağlı olduğunu söyledi.

Birlik ana sözleşmesinde, üyelerin belirli bir oranda imza toplaması halinde genel kurul talep edebilmesine ilişkin hüküm bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, ancak bunun belirli gerekçelere dayanması gerektiğini savundu.

Yılmaz şöyle konuştu:

“Birlikte yönetim kurulu var, denetim kurulu var. Bunun yanında üyelerin belirli bir oranda imza toplayarak genel kurul talep etme hakkı da var. Bu bizim ana sözleşmemizde bulunuyor. Ancak bunun bir gerekçesi olması gerekiyor. Yönetim düzgün çalışmıyorsa, birlik borç içerisindeyse, mali açıdan ciddi bir sorun varsa bunun elbette değerlendirilmesi gerekir.”

Yılmaz, yalnızca seçim talebiyle sürekli genel kurul yapılmasının birlik açısından ciddi maliyet oluşturacağını belirtti.

“Bir genel kurulun maliyeti bugün en az 3 milyon lira. Bu para kimin? Hepimizin. Dolayısıyla her birkaç ayda bir genel kurul yapılması birlik açısından ciddi bir yük oluşturur. Genel kurulun yapılabilmesi için somut bir gerekçenin bulunması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

İmzalarla İlgili İnceleme Yapıldığını Söyledi

Yılmaz, kendilerine ulaştırılan imzalarla ilgili olarak da inceleme yaptıklarını söyledi.

Bazı imzaların farklı kişiler tarafından atıldığı yönünde iddialar bulunduğunu belirten Yılmaz, bu konuda gerekli cevapları ilgili mercilere ilettiklerini ifade etti.

Yılmaz, “Bize imzalar gönderildi. Bunların içerisinde çeşitli iddialar vardı. Kimin imza attığı, imzaların nasıl toplandığı konusunda da değerlendirmeler yaptık. Biz de cevabımızı yazılı olarak ilgili yerlere gönderdik. Genel kurul yapılmasını gerektiren bir durum olmadığını düşündüğümüzü bildirdik” dedi.

Yılmaz ayrıca, son genel kurulla ilgili mahkeme sürecinin devam ettiğini hatırlatarak, hukuki kararın beklenmesi gerektiğini söyledi.

“Birliğin Borcu Yok”

Toplantının önemli başlıklarından biri de birliğin mali yapısı oldu.

Birliğin herhangi bir kuruma borcu bulunmadığını belirten Yılmaz, birlik faaliyetlerinin kendi kaynaklarıyla sürdürüldüğünü ve kredi kullanılmadığını söyledi.

Yılmaz, “Damızlık Birliği'nin ekonomik olarak herhangi bir sıkıntısı yok. Borcu yok. Devlete, maliyeye, SGK’ya borcumuz yok. Kredi kullanmıyoruz. Kendi ayakları üzerinde duran bir yapımız var” dedi.

Birlik bünyesinde yaklaşık 35 personelin görev yaptığını belirten Yılmaz, süt tedarikçileriyle birlikte yaklaşık 50 kişinin doğrudan gelir elde ettiği bir yapı oluşturduklarını ifade etti.

“35 Çalışanımızın Tamamı Vasıflı”

Personel yapılanmasına da değinen Yılmaz, çalışanların eğitim ve liyakat durumuna önem verdiklerini söyledi.

Yılmaz, “Yaklaşık 35 çalışanımız var. Bunların tamamı kendi alanında vasıflı insanlar. Lise mezunlarımız var, dört yıllık üniversite mezunlarımız var, muhasebe bölümünden mezun arkadaşlarımız var. Biz personel seçiminde bu kriterlere dikkat ediyoruz” dedi.

Birlik yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yakınlarının istihdam edilmediğini savunan Yılmaz, özellikle akrabalık ilişkilerinin personel seçiminde belirleyici olmamasına dikkat ettiklerini söyledi.

“Ne yönetim kurulunun ne de denetleme kurulunun birinci, ikinci veya üçüncü derece yakınlarını birlikte çalıştırmıyoruz. Hepimizin kardeşi, yeğeni, çocuğu var. Ancak personel alımında esas aldığımız konu kişinin işi yapabilecek niteliğe sahip olmasıdır” diye konuştu.

“25 Yıldır Çalışan Arkadaşlarımız Var”

Birlik bünyesinde uzun yıllardır çalışan personeller bulunduğunu da belirten Yılmaz, çalışanların emeğinin karşılığını vermeye çalıştıklarını ifade etti.

“25 yıldır bizimle çalışan arkadaşlarımız var. Bir yıldır çalışan arkadaşlarımız da var. Biz burada insanların emeğine, alın terine önem verdik. Gayretli çalışan arkadaşlarımızın hakkını korumaya çalıştık” diyen Yılmaz, birlik faaliyetlerinde üretici kadar çalışanların da önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Birliğin Temel Hedefi: Üreticinin Kazanması

Yılmaz, açıklamalarında sık sık birliğin temel amacının üreticinin gelirini artırmak olduğunu vurguladı.

Birliğin sadece ticari faaliyet yürüten bir yapı olmadığını belirten Yılmaz, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen yatırımların da bu anlayışla yapıldığını söyledi.

“Biz bu birliğin emanetçisiyiz. Bu emanete sahip çıkmaya çalışıyoruz. Birliğin amacı üreticinin kazanmasıdır. Her yapılan işin temelinde üreticiye hizmet etmek var” ifadelerini kullandı.

80 Üyeden Bugünkü Yapıya

Birliğin geçmişine de değinen Yılmaz, kuruluş döneminde devlet desteğinin sınırlı olduğu şartlarda faaliyet gösterdiklerini belirtti.

2000 yılına kadar yaklaşık 80 üyeyle çalışmaların sürdüğünü anlatan Yılmaz, süt teşviklerinin başlamasıyla birlikte birlik faaliyetlerinde hareketlilik yaşandığını söyledi.

2002 yılında ise üreticilerin sütlerini pazarlamak amacıyla köylerden süt toplamaya başladıklarını belirten Yılmaz, ilk etapta altı köyde soğutma tankları kurduklarını ifade etti.

O dönemde üreticilerin sütlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını ve ödemelerde de sorunlar yaşandığını belirten Yılmaz, birlik olarak bu süreci daha düzenli hale getirmeye çalıştıklarını anlattı.

Süt Toplamadan Laboratuvara Uzanan Hizmetler

Yıllar içerisinde süt faaliyetlerinin genişlediğini belirten Yılmaz, birliğin yalnızca süt toplamakla kalmayıp üreticinin süt kalitesini takip edebilmesi için laboratuvar yatırımı da yaptığını söyledi.

2010 yılında süt analiz laboratuvarı kurduklarını belirten Yılmaz, bunun damızlık birlikleri açısından öncü yatırımlardan biri olduğunu dile getirdi.

Yaklaşık 150 bin avro değerindeki iki cihazla hizmet veren laboratuvarda sütün protein, yağ ve somatik hücre gibi çeşitli değerlerinin analiz edildiğini belirten Yılmaz, laboratuvarın ticari kâr amacıyla işletilmediğini vurguladı.

“Laboratuvarın amacı para kazanmak değil. Uşak çiftçisine hizmet etmek. Üretici sütünü sattığı yerde bir sorun yaşarsa numunesini getirip analiz ettirebiliyor. Bu hizmet 365 gün devam ediyor” dedi.

67 Bin Metrekarelik Arazi ve Çiftlik Yatırımı

Birliğin zaman içerisinde gayrimenkul ve tarımsal yatırımlar da yaptığını belirten Yılmaz, 2010 yılında Uşak-Denizli karayolu üzerinde yaklaşık 67 bin metrekarelik bir arazi satın aldıklarını söyledi.

Muharremşah köyü yakınlarında bulunan arazinin daha sonra gerekli işlemler yapılarak birlik bünyesine kazandırıldığını belirten Yılmaz, bu alanın bugün çeşitli hizmetlerde kullanıldığını ifade etti.

2012 yılında ise yine aynı bölgede Uşak Seramik'e ait bir çiftliğin satın alındığını aktaran Yılmaz, yaklaşık 8 bin metrekare kapalı alana sahip çiftliğin içerisindeki hayvanlar, traktörler ve ekipmanlarla birlikte devralındığını söyledi.

Bu yatırımların gerçekleştirilmesinde yönetim kurulu üyelerinin de çeşitli riskler üstlendiğini anlatan Yılmaz, bazı dönemlerde kişisel imkânların devreye sokulduğunu belirtti.

“Paramızın yetmediği dönemler oldu. Yönetim kurulu olarak taşın altına elimizi koyduk. Eşlerimizle birlikte imzalar attığımız dönemler oldu. Bu yatırımların her birinin ayrı bir hikâyesi var” dedi.

Silaj Paketleme Hizmeti Üreticiye Sunuluyor

Birliğin üreticiye yönelik hizmetlerinden bir diğerinin de silaj paketleme olduğunu belirten Yılmaz, 2017 yılında bu alanda yatırım yaptıklarını söyledi.

67 bin metrekarelik arazi üzerine silaj paketleme makinesi kurduklarını belirten Yılmaz, üreticilerin silajlarını getirerek paketletebildiğini, ihtiyaç duyduklarında da ürünlerini geri alabildiğini anlattı.

“Üretici silajını getiriyor, paketletiyor. İstediği zaman gelip götürüyor. Yükleme ve paketleme için üreticimizden ücret almıyoruz. Yıl boyunca bu hizmeti sürdürüyoruz” dedi.

Zaman içerisinde hizmet kapasitesini artırmak amacıyla ikinci bir makine daha aldıklarını belirten Yılmaz, tesis içerisinde forklift, kepçe ve silaj analiz cihazlarının da bulunduğunu söyledi.

Mobil Yem Analiz Cihazı Köylere Gidiyor

Birliğin son yıllardaki yatırımlarından birinin de mobil yem analiz cihazı olduğunu belirten Yılmaz, bu cihaz sayesinde üreticinin ayağına kadar hizmet götürdüklerini söyledi.

Zafer Kalkınma Ajansı'nın desteğiyle yaklaşık 60 bin avro değerinde mobil yem analiz cihazı aldıklarını belirten Yılmaz, cihazın maliyetinin yüzde 90'ının proje kapsamında karşılandığını, kalan yüzde 10'luk bölümün ise birlik tarafından ödendiğini ifade etti.

Cihazın mobil olması sayesinde köylere gidilerek üreticinin kullandığı yemlerin yerinde analiz edildiğini anlatan Yılmaz, sonuçların yaklaşık beş dakika içerisinde alınabildiğini belirtti.

“Amaç En Az Maliyetle En İyi Verim”

Hayvancılıkta en büyük gider kalemlerinden birinin yem olduğunu belirten Yılmaz, üreticinin bilinçli besleme yöntemleriyle maliyetlerini düşürmesinin önemine dikkat çekti.

“Hayvanı çok beslemek marifet değil. Hayvan bir süs hayvanı değil. Üretici ondan ekonomik bir verim almak zorunda. Bizim burada amacımız en az maliyetle en iyi verimi elde etmek” dedi.

Birlik bünyesinde görev yapan uzman personelin mobil cihazla köylere giderek üreticinin elindeki yem hammaddelerini analiz ettiğini belirten Yılmaz, analiz sonuçlarına göre hayvanların ihtiyacına uygun rasyon hazırlanmasına destek verdiklerini söyledi.

“Üreticinin elindeki yemleri analiz ediyoruz. Hangi besin maddesinin fazla, hangisinin eksik olduğunu belirliyoruz. Sonra buna göre en ekonomik rasyonu hazırlıyoruz. Burada da temel amacımız kâr etmek değil, üreticinin maliyetini azaltmak” ifadelerini kullandı.

“Yaptığımız İşlerin Merkezinde Üretici Var”

Birliğin yaklaşık 30 yıllık geçmişinde farklı alanlarda yatırımlar gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, süt toplama faaliyetlerinden sigortacılığa, laboratuvardan silaj paketlemeye, yem analizinden arazi ve çiftlik yatırımlarına kadar birçok hizmetin üreticinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirildiğini söyledi.

Birliğin yalnızca mal alıp satan bir kuruluş olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Birlikler üyelerine hizmet etmek zorunda. Her şey para ve kâr için değildir. Bizim yaptığımız birçok faaliyette temel amaç üreticiye hizmet etmek” dedi.

“Uşak’ta Birinci Sınıf Tarım Örgütü Belgesine Sahip Tek Kuruluşuz”

Yılmaz ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen Birinci Sınıf Tarım Örgütü Belgesi'ne de değindi.

Birliğin üç yıldır bu belgeyi aldığını belirten Yılmaz, belge kapsamında kuruluşların mali yapıdan personel durumuna, yönetim anlayışından genel kurul süreçlerine kadar birçok açıdan incelendiğini söyledi.

“Bakanlık her şeyi inceliyor. Borcu var mı, harcı var mı, ne iş yapıyor, hangi personel çalışıyor, yönetim kurulu kim, genel kurullar nasıl yapılıyor; bütün bunlar değerlendiriliyor. Biz üç yıldır bu belgeyi alıyoruz” dedi.

Belgenin üreticiler açısından tarım sigortaları ve kredi imkanlarında çeşitli avantajlar sağladığını belirten Yılmaz, Uşak'ta bu belgeyi alan tek tarım örgütünün kendi birlikleri olduğunu söyledi.

“Geçmiş Yönetimlere de Teşekkür Ediyorum”

Birliğin bugünkü yapısının yalnızca mevcut yönetimin çalışmalarıyla oluşmadığını vurgulayan Yılmaz, geçmiş dönemlerde görev yapan yönetim kurulu üyelerine de teşekkür etti.

Yılmaz, “Bizden önce görev yapan arkadaşlarımız oldu, bazıları ayrıldı, yeni arkadaşlarımız geldi. Hepsiyle birlikte bu birliği daha iyi bir yere getirmek için çalıştık. Bugünkü yapı tek bir kişinin veya tek bir yönetimin eseri değildir” dedi.

Yönetimlerin değişebileceğini, ancak kurumsal yapının korunması gerektiğini belirten Yılmaz, birlik kaynaklarının üretici lehine kullanılmasının önemine dikkat çekti.

“Üreticiden Aldığımızı Yine Üreticiye Vermeye Çalıştık”

Toplantının sonunda birlik faaliyetlerinin temelindeki anlayışı anlatan Yılmaz, zaman zaman kâr edilmeyen dönemler yaşandığını ancak üreticiye verilen hizmetlerin devam ettiğini söyledi.

“Yeri geldi zarar ettik, para kazanmadık ama üreticimiz aidatını ödedi. Biz de onlardan aldığımızı yine onlara geri vermek için elimizden gelen gayreti gösterdik” diyen Yılmaz, birlik yönetiminde temel amaçlarının üreticinin emeğini ve gelirini korumak olduğunu belirtti.

Yaklaşık 30 yıllık süreçte birliğin önemli bir noktaya geldiğini ifade eden Yılmaz, “Biz bu birliğin emanetçisiyiz. Bu emanete sahip çıktık, bundan sonra da sahip çıkmaya çalışacağız” dedi.

Toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yılmaz, birlik faaliyetleri, son genel kurul süreci, mahkeme aşaması, personel yapısı ve mali durumla ilgili yöneltilen soruları cevapladı.

Yılmaz, açıklamalarının ardından toplantıya katılan basın mensuplarına teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

İsterseniz bu metni bir sonraki aşamada daha profesyonel gazete haberi formatına, daha güçlü bir manşet–spot–giriş yapısına ve yerel basında yayımlanabilecek yaklaşık 2.000–2.500 kelimelik daha etkili bir versiyona da dönüştürebilirim.

 

 

Günün Diğer Haberleri