RÖPORTAJ

"1 MAYIS GÜNÜ TÜM DÜNYA'DA İŞÇİLERİN, EMEKÇİLERİN BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ'DÜR"

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı Gazeteci Aziz Muhammet Ulubaş'a konuştu. Sarı, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ile ilgili önemli bilgiler verirken Türkiye'de sendikalaşma sayısının düşük olduğunu ve işçilerin salt bu yüzden haklarını isteyemediklerini belirtti.

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı genel başkan Arzu Çerkezoğlu ve üyelerinin gözaltına alınması hakkında; "Maalesef işçilerin sesinin duyurmasını istemiyorlar pandemi süreci onlar için bir bahane oldu, DİSK’in binasının önü çevik kuvvet ile ablukaya alındı. İktidar gerçekleri duymamak adına her türlü baskıyı uyguluyor. Taksim anıtına giden diğer sendikalara baktığımızda anma adına bir çelenk bırakıyor, işçilerin ölümleri ile Covid-19 süreci ile ilgili doğru dürüst açıklama yapmadan alandan ayrılıyor. İşçiler salgınla baş edebilmek için başta sağlık emekçileri, belediye emekçileri yoğun bir şekilde çalışıyor. Bu çalışmanın ifade edilmesi gerekiyor, dile getirilmesi gerekiyor. İktidarın taleplerimizin alanda okunmasına müsaade etmeyeceği belliydi. " ifadelerini kullandı.

"DİSK İşçilerin Ekonomik, Demokratik Haklarını Savunmak için Kurulan Bir Sendikadır"

DİSK'in işçilerin ekonomik, demokratik haklarını savunmak için kurulan bir sendika olduğuna dikkat çeken Sarı, "Hükümete karşı değiliz. Bugün AK Parti var, yarın CHP iktidarda olabilir, bundan önce DYP vardı, ANAP vardı, DSP vardı. DİSK, tüm siyasi partilerden bağımsızdır, özgür toplu sözleşmeleri yapmak için hayatını bu uğurda mücadeleye adamış bir sendikadır. Başındaki devrimci kelimesi cumhuriyet kurulduğundan beri var. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri ile geliyoruz." dedi.

"DİSK Toplumsal Muhalefeti Örgütlemekte Öncü Bir Sendikadır"

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı sözlerine şöyle devam etti; "Devrimcilik, yenilikçilik demek; yenilikçi, daha özgür bir yaşamı savunan, daha çok sendika haklarının olmasını isteyen bu ülkede, yaşadığı ülkedeki tüm insanların özgür, demokratik bir ortamda yaşaması için sadece toplu sözleşme işçilerinin ücretleri için mücadele eden bir sendika değildir. DİSK aynı zamanda bu ülkedeki kötü gidişata karşı toplumsal muhalefeti örgütlemekte de öncülük yapan bir sendikadır. Kadın cinayetleri, doğa katliamları, çocuk istismarı gibi konularda çok sesliliği olan bir sendika olmasından kaynaklı hangi hükümet göreve gelirse gelsin, patron kim olursa olsun DİSK’e bakış açıları çok farklı. Bizi öcü gibi görüyorlar, bizi kendi ellerindeki iktidarı alacak bir örgüt olarak görüyorlar çünkü burada doğruları söylediğimiz için, gerçekleri söylediğimiz için ve bedel ödemekten kaçmadığımız için bizi böyle görüyorlar."

"DİSK Ne Diyor Diye Bakarlar"

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı "İskandinav ülkelerinde, Avrupa ülkelerinde sendikalaşma oranı yüzde 90-95’in altında değil, Türkiye’de sendikalaşma oranı yüzde 5. Türkiye’de işçi veya memur sayısı 2-2,5 milyon, toplam çalışan 34-35 milyon. İşçilerin yüzde 92-93’ü örgütsüz. Doğal olarak sendikalar çok güçlü olmadığı için ve siyasal yelpazenin arkasına sığınan sendikalar olduğu için çok fazla ses çıkaran alanda olmayınca, mücadele hakkını görmeyen sendikalar durumundadır. Bütün sendikalar Avrupa Sendikalar Konfederasyonu üyesidir. Orada da herkes bir şey söyler ama DİSK ne diyor diye bakarlar. Türkiye’de sendikalaşma hem az hem de sendikaların siyasetin arka bahçesi olduğundan dolayı işçiler çok iyi bir şekilde temsil edilmemektedir. " dedi.

"İşçilerin Eliyle, Emeğiyle Kurulan Dünyada'yız"

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı; "1 Mayıs günü tüm Dünya’da işçilerin, emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs bundan 150 yıl önce sekiz saat iş gününü kazanmak için tekstil atölyelerinde direnişe geçen ve yaklaşık 30- 40 arasında insanımızı kaybettiğimiz ve sekiz saat çalışma süresini kazandığımız gün itibariyle. 1 Mayıs senede bir defa kutlanan ve o gün işçilerin bütün bir yıl boyunca yaşamış olduğu ekonomik, kültürel sorunlarını, taleplerini içeren bildirilerini alanlarda haykırarak anlattığı kendi bayramını en iyi şekilde kutlamanın ismidir. İşçilerin eliyle, emeğiyle kurulan dünyadayız, gözümüzle gördüğümüz her şeyde işçi emeği var. Doğal olarak ülkeyi ve dünyayı yaratan, kuran işçi sınıfının taleplerini hangi iktidar olursa olsun onları dinleyip talepleri göz önüne alarak yaşamalarını ve ondan sonraki işçi sınıfının önündeki engelleri kaldırmak için feyiz alabilirler. Ama bugün patronların kar hırsları, zenginlikleri, işçilerden çaldıkları alın teridir. Biz alın terimizin çalınmaması için 1 Mayıs’ı kutlamaya devam edeceğiz."

"1 Mayıs Coşkulu Bir Şekilde Kutlanmıyor, Kutlandırılmıyor"

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı sözlerine şöyle devam etti; "1 Mayıs coşkulu bir şekilde kutlanmıyor, kutlandırılmıyor. İktidar, çok sesli koroyu duymuyor, eleştirisel yaklaşan hiçbir şeyi duymak istemiyor bu yüzden 1 Mayıs’a katılacak olan kitlelerin önüne engeller koyuyor. 1 Mayıs işçi bayramında işçiler hak ve taleplerini kitlelerin önünde isteyecek. Ama eleştiri istenmiyor. Her sene 1 Mayıs’ta bir zorlukla karşılaşmak mümkün. Bu ülkede 30 milyon emekçi sendikasız ve örgütsüz ama işe gitmek zorundalar. Sendikalı ve örgütlü olan işçiler alanlara girebiliyor. Çok iyi kutlanması için açsınlar o zaman Taksim Meydanı’nı 1977’de 50 bin işçi vardı inanın bugün orada 2 milyon işçi olacaktır."

(3 Mayıs 2020)