Advert

"BAROLAR ÇOKLU BARO İLE SİYASALLAŞACAK"

Avukat Telat Çekiç çoklu baro sistemini gazeteci Aziz Muhammet Ulubaş'a değerlendirdi. Avukat Telat Çekiç çoklu baro sistemiyle baroların siyasallaşacağını, avukatların iş bulma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını, dünya görüşlerinden dolayı iş bulamama riskinin olduğunu, baroların ayrı bir yönün olduğunu söyledi.

egeseshaber

Avukat Telat Çekiç "Çoklu baro sistemi kesinlikle gelmemesi gereken uygulamanın çok yanlış olabileceği bir sistem çünkü çoklu baro Ankara, İzmir ve İstanbul üzerine olmuş kesinlikle siyasi olduğunu düşündüğüm avukatların sözde yararına olacağını söyleyerek kesinlikle yararına olmayacak siyasi bir hareket olduğunu düşünüyorum." dedi.

“Böl ve Yok Et Taktiği Uygulanıyor"

Avukat Telat Çekiç barolar üzerinde böl ve yok et taktiğinin uygulandığını söyleyerek "Teknik anlamda ise şöyle bir sistem oluyor; beş bin avukat barındıran illerde iki bin avukat bir araya gelip ikinci bir baroyu kurma şansına sahip oluyorlar. Dolayısıyla Türkiye çapında düşünüldüğünde sadece üç il buna uyuyor; İzmir, İstanbul ve Ankara. Ne tesadüftür ki bu üç il hükümete muhalif iller yani baronun hükümete muhalif olduğu iller ancak onu şöyle düşünmek lazım bence; bu hükümet bazında konuşmuyorum baroların ve avukatların zaten hükümete muhalif olmaları gerekir, muhalif olmalarının sebebi halkı aydınlatmaktır." şeklinde açıklama yaptı.

“Baroların Çok Ayrı Bir Yönü Vardır”

Avukat Telat Çekiç "Avukatlık sadece dışarıdan görüldüğü şekilde uygulanan bir meslek veya grup değil; baroların çok ayrı bir yönü vardır ve bu dünyada da böyledir. Avrupa’da da, Amerika’da da tüm barolar yanlışı gördüğünde halkı hukuki olarak aydınlatma görevine hâsıldır. Dolayısıyla bunu insanların gözüne sokup hayır muhalefet yapıyorlar, hayır yanlış yapıyorlar; doğruyu da kötülüyorlar gibi gösterip, sanki barolar çirkin bir muhaliflik yapıyormuş gibi ancak görevinin bu olmadığı gösterilerek insanlarda böyle bir antipati oluşturulmaya çalışılıyor. Mücadele sürüyor şuan Ankara’da da baro başkanları mücadelesine devam ediyor ve işin ilginç yanı da şudur ki; en çok avukat barındıran meclis bu hükümet döneminde oluştu, şuanda en çok avukat barındıran meclislerden biridir ve bu bizsiz kabul ediliyor. Neresinden tutsanız elinizde kalacak bir şey. Ankara İzmir ve İstanbul’da beş binden fazla avukat barındırdığı için İzmir yaklaşık 15 bin avukat, İstanbul 40 bin avukat, Ankara’da 20 bin civarında avukat barındırıyor. Çoklu baroda bölünmüşlük olacak bölünmüşlük de siyasallaşmayı getirecek." dedi.

“Bunun Adı Siyasallaşmadır, Kutuplaşmadır”

 Avukat Telat Çekiç "Siyasi görüşü olmak başka baronun resmen siyasallaşması başka. Elbette herkesin siyasi görüşü olacak, hakim karşısına biz avukat olarak çıktığımızda bu hakimin bir dünya görüşü yok mu? Dünya görüşünün olmaması saçma olur. Bir dünya görüşü olması başka makamında bir dünya görüşüne uygulayıp uygulamaması başkadır. Ama siz şöyle bir durum getiriyorsunuz; bu yasayla bir vatandaş olarak kişi gelecek, bir sözleşeme yapmak isteyecek, şimdi düşünün kendi ideolojisine yakın olan avukatı seçmesi daha yakındır ve bu siyasallaşmadır, bölücülüktür. Siz avukatlık mesleğini ciddi anlamda bölüyorsunuz, kutuplaştırıyorsunuz, insanları ayrıştırıyorsunuz ve avukatlara haksızlık ediliyor." diye konuştu.

“Ankara Barosu’nun Açıklaması Sertti Ama Yanlış Değildi”

Ankara Barosu'nun açıklmasına da değinen Çekiç, "Benim kannatim bütün muhalif kesimlere yavaş yavaş egemen olundu. İktidar partisi ilk geldiği zaman özellikle askerden endişe duyuyordu çünkü askerin laiklik elden gitmesin şeklinde davranışları vardı ilk önce askeriyeden başlandı. Bu ülkede genelkurmay Başkanı’na yargılama yapıldı, hapislere atılıp tutuklandılar, sonra da yanlış yapılıp denilerek çıkarıldılar. Askeriyeden başladı, polisine, doktoruna kadar ülkemizde tek tük kalan muhalif kesimlerden barolar var ve barolar özerk bir yapıya sahiptir, kimse tarafından yönlendirilemez. Ancak şöyle bir durum var; kanun koyucu baroların yapısını nasıl önlerim diye formül arıyordu, son noktaya gelindi, son noktada da Ankara barosunun bildirisi oldu. Ben bildirinin sert olduğunu ama yanlış olduğunu düşünmüyorum sadece biraz sertti." dedi.

“Bu Ülkede Dinin Ağıza Alınmıyor Olması Gerekir”

Ankara Barosu'nun yaptığı açıklamalarına şöyle devam eden Çekiç, "Bu ülkede dinin ağıza alınmıyor olması gerekir, bunu konuşmuyor olmamız gerekir. Yani din insanın kendi içinde uyguladığı inanıp inanmama herkesin kendine kaldığı dışarıdan görünmemesi gereken bir yapıdır. Sonuçta insanlar dinini öne sürüp de bunu kullanıyorsa zaten dinin gereklerini yerine getirmiyor demektir. Hangi din olursa olsun özellikle İslam dini kendisi yasaklıyor zaten ama görüyoruz ki ülkemizde uzun zamandır bu kullanılıyor ve kötü yönde kullanılıyor.  Ankara barosunun söylemleri dinle ilgili biraz sert olabilir ama aslında önemli olan anlatılmak istenileni anlamak fakat kasten anlaşılmadı." dedi.

Avukat Telat Çekiç din, dil, ırk yerine insanlığın, liyakatın öne sürülmesi gerektiğini de değinirken, yapılananın çok yanlış olduğunu sözlerine ekledi. 

“Hiçbir Gruba Engel Olunmadı”

Baroların demokratik olmadığını baroların demokratik işleyişinin olmadığı yönündeki iddialara da cevap veren Avukat Çekiç "İzmir barosundan yola çıkarak söyleyeyim; İzmir Barosu genel kuruluna da katılıyorum seçimler şu şekilde oluyor; seçimler iki gün sürüyor. Önce genel kurulda ilk gün konuşmacılar gruplar konuşmalarını yapıyorlar, isteyen avukatlar da konuşma yapıyorlar, ikinci gün sandıklarda seçimler oluyor sonra da seçim sonuçları belli oluyor. İzmir barosundan bakacak olursak hiçbir gruba engel olunmadı, hiçbir gurubun seçime katılması ya da katılmamasına dair bir engel konulması gibi bir durum söz konusu olmadı. Ben İstanbul ve Ankara barosunda da aynı olduğunu düşünüyorum tabii ki sertleşmeler oldu ama demokrasiden hiçbir zaman uzaklaşılmadı, herkes özgür ve hür iradeleriyle seçime gelip oylarını verdiler." dedi.

“Cübbenin Üzerine Parti Logosu Koymak Gibi Bir Şey”

Avukat Telat Çekiç, "Türkiye’de bir referandum yapıldı, cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi ve cumhurbaşkanlığı sisteminde yüzde 51’i aldığı zaman iktidar oluyor. Peki, yüzde 49’a ne olacak, burada problem şu; o zaman kendi içlerinde de yıllardır söylenen seçim barajı kaldırılsın çünkü herkesin mecliste temsil edilme hakkı var fakat seçim barajını kaldırmayan bu hükümetin onun üstüne yüzde 49’luk bir kesimin mecliste temsil edilmediği bir yönetim sistemi getirdiler. Bu yüzde 49 ülkenin neredeyse yarısı bunu uygulayan bir hükümetin barolarda demokrasi yok deyip demokrasi araması nedir? Çağdaş grup geçen yıl İzmir’de kazandı, ondan önce Cumhuriyetçi grup vardı, bir dönem daha yine cumhuriyetçi grup vardı, bir dönem daha gidersek çağdaş grup vardı. Kimse engel olmadı, kimsenin gruplar arasında bir sıkıntısı yok. Avukatlar adeta fişlenmiş oluyor cübbenin üzerine parti logosu koymak gibi bir şey ve bu çok tehlikeli." dedi.

Avukat Telat Çekiç mevzuatların gökten inme geldiğini  söylerken " Avukatları ilgilendiren bir konuda avukatlar kapıda bekletildi, meclisin içinde avukatlara ilişkin yasa tasarısı tartışılıyor, yasalaştırmaya çalışıyor." dedi.

“Çoklu Baro Sisteminin Getirisinin Olacağını Düşünmüyorum”

Çoklu baro sisteminin getirisinin olacağını düşünmeyen Avukat Çekiç, götürüsüne ise şöyle açıkladı; "Beş bin üye olduğu zaman iki bin üyeyle bir baro kurulması olacak, baronun yaptığı bazı işler var bunlar mevzuatta düzenlenmiş değil örneğin zorunlu müdafilik. Zorunlu müdafilik yasanın bazı durumlarında vardır yani yasa derki beş yıldan fazla suçlarda yasa avukat atanmasını zorunlu kılar ya da 18 yaşından küçük olan yasada çocuk olarak tanımlanan durumlarda gerçekleşir bunların atanması da bir sistemden yapılıyor. İkinci bir baro daha açıldı bu sistem neye göre yapılacak, zorunlu müdafiyi kim atayacak, kime atanacak, kime az atanacak, kime çok atanacak ya da durumu olmayan vatandaşlarımız için belirli şartlara uydukları taktirde devlet tarafından avukat atanabiliyor bu neye göre olacak bu da bir soru işareti bunun da cevabı henüz yok. Ayrıca çoklu baro olduğu zaman vatandaş neye göre avukat seçecek, avukat gerçekten hukukçu, gerçekten bu mesleği yerine getirebilecek, gerçek manada yerine getirecek, avukatların sadece bulunduğu baro sebebiyle müvekkile sahip olamama durumu söz konusu."

“Dünya Görüşü Yüzünden İş Edinememe Riski Söz Konusu”

Avukat Telat Çekiç, "Dünya görüşü yüzünden iş edinememe riski söz konusu çünkü vatandaş işinin olmasına bakar maalesef bizim ülkemizde böyle bir dezavantaj var. Vatandaş o zaman hangi barodan olduğuna bakacak hükümete yakın avukatlar tercih edilecek ve bu hem avukatlar için dezavantaj hem de demokrasi için çok kötü bir şey bu siyasallaşmasıdır" dedi.

“Avukatların İşini Kaybetme İhtimali de Söz Konusu”

Müvekkillerin avukatların hangi baroya kayıtlı olacaklarına bakacaklarını ve dolayısıyla da avukatların işini kaybetme ihtimalinin  söz konusu olduğunu söyleyen Avukat Çekiç, "Bu ve bunun gibi birçok sıkıntı var. Baroda disiplin suçları var avukatlık kanun getirdiği kurallara uygun davranmadığı taktirde disiplin suçları var ve çeşitli şekilde cezalandırma ve barodan atılmaya kadar bir durum söz konusu. Bir avukat A barosunda disiplin suçu işledi ve barodan atıldı ikinci baroya o avukatın geçmeyeceği ne malum. Yönetmelikle düzeltileceği söyleniyor ama bu işin muallak kısmı zaten kanun çabucak bir şekilde meclise geldi meclis üyeleri, milletvekilleri bir anda buraya koşturarak bu kanunu bir an önce çıkartmaya çalışıyorlar bu bile tek başına endişe verici." diye konuştu.

“Avukatlar Esnaf Gibidir”

Avukat Telat Çekiç "Avukatlar bir hakim ya da savcı değil bir nevi esnaf gibi çalışıyor. Bir avukat müvekkil edinecek ki o işten para kazansın. Bir hakim veya savcının vatandaş edinmesine gerek yok çünkü maaşını alıyor, avukatların devletten maaş alma şansları yok bu işin doğası gereği böyle. Benim dosyamın azalması benim zararıma olur çünkü benim işim elimden alınmış olacak. Avukatın ne kadar dosyası olursa o kadar çok kazancı olacak demektir. Mahkemelerde duruşmalar adli tatil sonrasına ertelendi, mart ayından itibaren hakim ve savcılar maaş alacak belki bir ay çalışmış olacak ama avukatlar altı ay boyunca yine çalışmak zorundalar. Bürosunu yeni açmış bir avukat pandemi sebebiyle üç ay çalışamadı. Çözülmesi gereken aslında bunlar sorun çok açık, çözüm açık ama yol farklı ve bu yolda çözüme yönelik değil tamamen siyasi." sözlerine ekledi.

Röportajın ikinci bölümü yarın

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MEHMET ALTAY'IN ANNESİ ULUBEY'DE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
MEHMET ALTAY'IN ANNESİ ULUBEY'DE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
CHP UŞAK MİLLETVEKİLİ ÖZKAN YALIM'DAN ASKERLERİN ÖZLÜK HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA
CHP UŞAK MİLLETVEKİLİ ÖZKAN YALIM'DAN ASKERLERİN ÖZLÜK HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA
"