Advert

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ŞARTTIR

Türkiye’de son zamanlarda artan kadın cinayetleri adeta toplumun kanayan yarası oldu. Duygu Delen, Pınar Gültekin, Özgecan Arslan, Emine Bulut, Güleda Cankel, Fadime Şafak ve daha onlarcası. Hepsi erkek terörüne kurban gittiler. Kadın cinayetleri kim tarafından olursa olsun fark etmiyor. Eğitimli, eğitimsiz, eş dost, akraba, sevgili, koca… Kadınlar her gün bir yerlerde öldürülüyor. İşte kadınlar ölmesin diye başta kadınlar olmak üzere toplumun büyük çoğunluğunun uygulanmasını istediği İstanbul Sözleşmesi tam da bu erkek terörünü bitirmek için uygulanması gerek şart olan bir sözleşme.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ŞARTTIR
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ŞARTTIR egeseshaber

Aziz Muhammet ULUBAŞ/Özel Haber Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi… İstanbul Sözleşmesi adından da anlaşılabileceği gibi İstanbul’da, 11 Mayıs 2011 yılında içinde Türkiye’nin de bulunduğu 45 ülkeyle beraber Avrupa Birliği’nin kabul ettiği sözleşmedir ve bu sözleşme 1 Ağustos 2014 yılından itibaren yürürlüğe girmiştir. 

AVRUPA KONSEYİ TARAFINDAN DESTEKLENİYOR

Avrupa Konseyi tarafından da desteklenen bu sözleşmede dört temel ilke bulunuyor; kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması ve suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü, etkili ve işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir.

İLK ULUSLARARASI DÜZENLEME

Kadına karşı şiddeti bir insan ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan, bağlayıcı nitelikte ilk uluslararası düzenleme olma özelliğini taşıyan İstanbul Sözleşmesi,  Türkiye bu 24 Kasım 2011 yılında TBMM’ye sunarak 247 vekilden 246 vekilin kabulü 1 vekilin çekimser oyu ile kabul etti. Sözleşmenin imzalanıp, kabul edildiği yıl olan 2011 yılında Türkiye’de son yılların en düşük oranı kadın cinayetleri oranı göze çarptı. (474)
KADINA ŞİDDETE KARŞI BİR SÖZLEŞME
Son günlerde çok sık tartışılan İstanbul Sözleşmesi özellikle kadına karşı işlenen taciz, tecavüz, darp, şiddet, yapılan ayrıcalıklar gibi her türlü fiziksel ya da ruhsal anlamdaki şiddete karşı çıkıyor. Özellikle her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını da içinde bulunduran İstanbul Sözleşmesi, kadınları güçlendirmek ve kadınla erkek arasında olması gereken eşitliği yaygınlaştırmak amacında…

“KADIN” TERİMİ 18 YAŞINDAN KÜÇÜK KIZLARI DA KAPSAMALI

İstanbul Sözleşmesi’ne göre “kadın” terimi sadece belirli bir yaş kategorisini değil, 18 yaşından küçük olan bütün kadınları kapsamlı. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi’ne göre kadınlara karşı her türlü ayrımcılık kınanmalı, kadınlara karşı ayrımcılık yasaklanmalı, kadınlara karşı ayrımcılık yapan yasa ve uygulamalar yürürlükten kaldırılmalı, kadınlarla erkekler arasında eşitliğe ve kadınların güçlendirilmesine ilişkin politikalarını yaygınlaştırmalı ve etkili bir biçimde uygulamalı. 

STK’LAR TEŞVİK EDİLMELİ

İstanbul Sözleşmesi gereğince kadına karşı şiddette aktif bir rol oynayan sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları takdir edilmeli ayrıca sivil toplum kuruluşlarına teşvik edecek politikalar geliştirmeli. Kadına karşı fiziksel ya da ruhsal şiddeti azaltmak amacıyla sözleşmeyi imzalayan devletler finansal kaynak yaratmalı, insan kaynaklarını tahsis etmeli.
İstanbul Sözleşmesi’ne imza atan devletler düzenli ve şeffaf bir biçimde istatiksel bilgileri kamuoyuyla da paylaşmak durumunda. 

MÜFREDATA KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ KONULMALI 

İstanbul Sözleşmesi’nde özellikle kadın ve erkek arasındaki eşitliğin sağlanabilmesi için eğitimin tüm kademelerine konması gerektiği, bunun derslerde işlenmesi gerektiğini ön görüyor. Bir zanlının ileride de aynı suçu işlememesi amacıyla eğitim programları oluşturulmalı veya desteklenmesini mümkün kılacak gerekli yasal veya diğer tedbirleri almalıdır. 
 Kadına karşı fiziksel veya ruhsal şiddet eyleminin önlenmesi için düzenli olarak ve her düzeyde farkındalığı arttırıcı kampanya ve programları yaygınlaştırmalı ve uygulamalı.

HER TÜRLÜ ŞİDDET GÖRÜNTÜSÜ ERİŞİME ENGELLENMELİ

İstanbul Sözleşmesi’ne göre her türlü şiddet barıdan, içeren görüntüler erişime engellenmeli. Ayrıca sözleşmeye göre medyada kadına yönelik şiddeti önlemeye ve kadın onuruna saygıyı arttırmaya yönelik politikalar oluşturulmalı. 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINLAR İÇİN DEĞİL, İNSANLIK İÇİNDİR

İstanbul Sözleşmesi genel hatlarıyla ele alındığında aslında sadece kadınlara özgü değil dünyadaki ve Türkiye’deki bütün insanlar için eşitlik, adalet, özgürlük gibi kavramların yerine getirilmesi gerek olan bir sözleşmedir. İstanbul Sözleşmesi uygulandığı taktirde sadece şiddeti engellemek kalmayacak daha huzurlu ve daha mutlu bir Türkiye’nin oluşmasında şüphesiz ciddi bir adım olacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÖZKAN YALIM'DAN DERELİ KÖYÜNE ZİYARET
ÖZKAN YALIM'DAN DERELİ KÖYÜNE ZİYARET
İTFAİYECİLER BAŞKAN SOYER'İ ZİYARET ETTİ
İTFAİYECİLER BAŞKAN SOYER'İ ZİYARET ETTİ
"