UŞAK
Giriş Tarihi : 27-05-2022 21:11   Güncelleme : 27-05-2022 21:11

Acılı anneden iyi hal indirimine tepki

Acılı anne Ayşe Karakuş,13 yaşındaki yüzde 50 engelli kızına defalarca cinsel istismarda bulunduğunu söylediği  akrabasına verilen iyi hal indirimine tepki göstermek için bir basın toplantısı düzenledi.

Acılı anneden iyi hal indirimine tepki

Ayşe Karakuş; ““13 Yaşındaki yüzde 50 engelli kızım defalarca cinsel istismara uğramıştır.

11 aydır evladıma yapılan istismarın cezasız kalmaması için mücadele veriyorum. Biliyorum ki; anne susarsa çocuk solar. Çocuğum için ayaktayım ve direniyorum. 13 yaşındaki %50 engeli bulunan kızım akrabamız Kadir K. tarafından defalarca istismara uğramış, söylememesi için tehdit ve baskı görmüş. Bu canımı yakan olaydan kızımın telefonuna gelen mesajı görmem sayesinde haberdar olduğum günden beri hak arayışındayım.

Bir anne olarak sadece kendi çocuğum için değil, çocuklarımıza yönelik her türlü istismar vakasına karşı büyük bir üzüntü ve endişe duymaktayım.

Birleşmiş milletler çocuk haklarına dâir sözleşme uyarınca çocukların başta yaşama ve korunma olmak üzere tüm haklarının güvence altına alınması gereğini öncelikle vurgulamak isterim. Çocukların korunması tüm yetişkinlerin ve tabii ki devletin ortak sorumluluğudur” dedi.

Hukuken, 18 yaşını doldurmamış her birey çocuk olduğunu hatırlatan Karakuş, “Çocuk haklarına dâir sözleşmenin 19. Maddesi çocuğu istismardan korunma konusunda DEVLETE; önleme, tespit etme, müdahale etme, iyileştirme ve zararı giderme, sosyal destek sağlama ve failleri cezalandırma yükümlülükleri verir. Bireyler ve kurumlar herhangi bir gerekçe ile istismarın üstünü örtmeksizin ve çocukların haklarını koruyarak yeni istismarların önünü açmayacak biçimde sorumluluklarını yerine getirmelidir. Benim çocuğumun failine verilecek ceza bir sonraki çocuğumuza göz diken sapkın zihniyete caydırıcı da olabilir, cesaretlendirici de. Yargının en çok bunu göz önünde bulundurması en büyük temennimdir” şeklinde konuştu.

Karakuş, “Benim çocuğuma yapılan istismara 3 sene gibi az miktarda verilen cezaya karşı tepkim; öncelikle korkuları sebebiyle sosyal hayatından kopan çocuğumu tekrar hayata kazandırmak ve yanan anne yüreğimi soğutmak için olsa da başkaca faillerin sonuçlarından korkup, başka bir yerde, başka bir çocuğumuza bu eziyeti yaşatmayı göze alamaması içindir. Failin ailesi "mahkeme koridorunda faili gören ve çığlık atan çocuk, istismar sırasında neden çığlık atmadı?" gibi olur olmaz söylemlerde bulunuyor. Benim çocuğum 13 yasında, adliyede annesi, babası yanındayken tepkisini bizden bulduğu cesaretle gösterebilir fakat böyle travmatik bir olayda, canıyla ve ailesiyle tehdit edilen çocuğum, o adamla yan yanayken nasıl bağırıp tepki göstersin? Gereken cezanın verilmesi için çocuğumun ölmesi mi gerekiyordu? Faile verilen iyi hal indirimi mahkemede cezasını belirleyecek heyete el pençe duruşundan mı verildi? Somut delillerle ve uzman psikolog ve pedagoglarca çocuğun beyanının doğruluğu kanıtlanan muamele yeterince kötü hal değil mi? Bu gibi kötü olayların yaşanmaması için, çocuklarımıza bırakın el sürmeyi, yan gözle bile bakmamaları için gereken cezanın tekrardan verilmesini istemekteyim.

Ben bir anneyim, anne olan herkes beni anlar, empati kurarlar. Sadece kendi çocuğum için değil, hepimizin çocukları için bu savaşı veriyorum, vermeye de devam edeceğim. Bir çocuğa, ya da tüm çocuklara, bir hayvana, hatta bir çiçeğe annelik yapan, yüreğinde annelik duygusunu yaşatan tüm kadınlardan ve dahi erkeklerden sesime ses, mücadeleme omuz olmalarını istemekteyim. Çocuklarımızın ayaklarına taş, gözlerine yaş değmediği yarınlar dileğimle, herkese tekrar teşekkür ederim” ifadesini kullandı.