GÜNCEL
Giriş Tarihi : 21-09-2021 13:08   Güncelleme : 21-09-2021 13:08

“Ahiliğin asıl amacı toplumun kalkınmasıdır“

Ensar Vakfı Çınar Kitap Kahve yönetimi Ahilik Haftası nedeniyle esnaf ziyareti yaptı.

“Ahiliğin asıl amacı toplumun kalkınmasıdır“

Ensar Vakfı Denizli Şube Başkanı Hüseyin Karademir, “Ahilik belirli bir haftaya sıkıştırılarak kutlanacak bir nostalji değildir. Ecdadımızın İslam’dan ve Kur’an’dan beslenerek oluşturduğu bir ticaret medeniyetidir. Bu yüzden 365 gün yaşanmalı ve tüm hayatı kapsamalıdır” dedi.

Denizli’de Ensar Vakfı Çınar Kitap Kahve yönetim kurulu üyeleri tarafından Ahilik Haftası nedeniyle esnaf ziyareti yaptı.

Bayramyeri ve çınar bölgesindeki esnafı ziyaretinde Ahiliğin öneminin anlatıldığı belge de verildi. Ensar Vakfı Denizli Şube Başkanı Hüseyin Karademir, kadim değerlerin hayatın içinden çekilip çıkarıldığı, pazarın ve esnaf yerine AVM’lerin aldığı, komşuya hayat hakkının tanınmadığı, kazanmak için her türlü yolun meşru görüldüğü, acımasız ve haksız bir rekabetin her geçen gün daha da şiddetlenerek arttığı zamanın yaşandığını söyledi.

Piyasada alın terinin ve emeğin hor görüldüğünü, kaynağı ne olursa olsun servetin kutsandığını, konfor ve haz düşkünü haline getirilmiş insanın kazanmak için aldatmaktan, sömürmekten, haksızlık yapmaktan imtina etmediğine dikkat çeken Karademir, ‘Kardeşim’ anlamına gelen ‘Ahi’ kelimesinden köken alan Ahilik, kardeşliği, merhameti ve paylaşmayı esas alan bir medeniyetin pazar ve esnaf ilişkilerine yansımasıdır. Ahilik anlayışına göre her meslek erbabı işini en iyi yapacaktır ve sanatında yükselmek için çaba sarf edecektir. Kardeşinin hakkına ve hukukuna riayet edecektir, biriktirmek ve stoklamak için değil paylaşmak ve dağıtmak için kazanacaktır. Allah’ın çizdiği hudutları gözetecek; kazancında yetimlerin, yoksulların ve yolda kalmışların da payının olduğunu unutmayacaktır. Eli darda olan kardeşine borç verecek, durumu düzelinceye kadar da geri istemeyecektir. Hatta bu alacağını hiç talep etmeyip bunun Allah’a verilmiş bir borç olduğunu bilecektir. Aldatmaya, hileye tevessül etmeyecektir. Ahilik hem bu toprakların yurt oluşunda hem de hakkı üstün tutan bir anlayışın fetih yürüyüşünde yüzlerce yıl süren bir öncü güç olmuştur. Vahşi kapitalizmin tasallutu altında ezilen piyasanın insani olan bir sürece geçmesi için Ahilikte vücut bulmuş değerlerin yeniden kuşanılması gerektiğine inanıyoruz.” dedi. 

YETİNME DUYGUSU ORTADAN KALKTI 

Yetinme ve kanaat duygusunun neredeyse ortadan kalktığını, çılgınca bir tüketim yarışının herkesi kuşattığına dikkat çeken Başkan Karademir, “Ticari ilişkiler büyük sermaye sahiplerinin küçük sermaye sahiplerini yutarak büyüdüğü vahşi bir savaşa dönüşmüştür. Küçük bir azınlık temel ihtiyaçlar anlamında binlerce yıl tüketemeyeceği bir servete sahip olurken azımsanamayacak bir kesim ise bırakın işini büyütmeyi sadece ve sadece eve ekmek götürebilmek için banka kredisi peşindedir. Konforda sınır tanımayan, her zaman için bir üst modelin peşinde olan, tüketmek için tüketmeyi kendini iyi hissetme aracı olarak gören bir neslin oluşması ticari hayatı daha da girift bir hale getirmiştir. Ticari hayatta dayanışma ve yardımlaşma rafa kalkmış; aldatıcı reklamlar, ahlaki değerlerden uzak tüketime yönelik propagandalar ve içi boş imaj taşıyan vitrinler helalinden kazanan esnafın çehresinin yerini almıştır. Varlıklı olmak insan varlığından daha çok önem arz etmektedir. Kendisi için istediğini kardeşi için de istemeyi, kendisi için istemediğini kardeşi için de istememeyi emreden ahlak ekonomik faaliyetlerin dışına itilmiştir. Böyle bir ortamda gerçekleşen ekonomik büyümenin toplumda huzur ve güven ortamı yerine çözülme ve kaos oluşturduğu da aklı selim herkes tarafından görülmektedir. Hızla bozulan insani ilişkilerin düzelmesi, ailelerin dağılmasının önüne geçilmesi ve çözülme yaşanan toplumsal bağların onarılması ancak ve ancak piyasada ahlaki bir duruşun yeniden canlandırılması ile mümkündür. İşte bu noktada kadim bir gelenek olan Ahilik anlayışı hızla bir çıkmaza doğru ilerleyen piyasaya bu toprakların hafızasının çıkış yolu önerisidir.” dedi