GÜNCEL
Giriş Tarihi : 14-01-2026 14:11

“Enflasyon Kadar Zam Değil, İnsanca Yaşam İstiyoruz”

“Enflasyon Kadar Zam Değil, İnsanca Yaşam İstiyoruz”

 

Türk Eğitim-Sen Uşak Şube Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen Uşak İl Temsilcisi İrfan Kılınçer ile Sağlık-Sen Uşak Şube Başkanı Mehmet Özkuk, kamu çalışanları ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda düzenlenen açıklamaya, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların üyeleri yoğun katılım sağladı.

Soğuk kış şartlarına rağmen meydanı dolduran kamu çalışanları ve emekliler adına konuşan sendika temsilcileri, artan hayat pahalılığı karşısında maaşların her geçen gün eridiğini vurgulayarak hükümete çağrıda bulundu.“Maaşlar Enflasyon Karşısında Eriyor”

Basın açıklamasını okuyan Türkiye Kamu-Sen Uşak İl Temsilcisi İrfan Kılınçer, kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü ifade etti. 2025 yılı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte maaş artışlarının yetersizliğinin bir kez daha ortaya çıktığını belirten Kılınçer, resmî verilere göre 2025 yılı enflasyonunun %30,89 olarak gerçekleştiğini, buna karşın memur maaşlarına yapılan artışın %22,5 seviyesinde kaldığını söyledi.

Enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir” diyen Kılınçer, bu durumun artık istisnai değil, kamu çalışanları ve emekliler için alışılagelmiş bir tablo hâline geldiğini dile getirdi. 2024 ve 2025 yıllarında maaşların enflasyonun ciddi oranda gerisinde kaldığını vurgulayan Kılınçer, sonradan verilen enflasyon farklarının zam olarak gösterilmesini de eleştirdi.

“Enflasyon Farkı Zam Değildir”

Enflasyon farkının yalnızca gerçekleşen enflasyonu telafi eden bir ödeme olduğunu belirten Kılınçer, bunun alım gücünü artıran gerçek bir zam olmadığını ifade etti. Son yıllarda maaş artışlarının sürekli olarak enflasyonun altında kaldığını dile getiren Kılınçer, memur maaşlarının adeta “ön ödemeli enflasyon farkı sistemi” ile belirlendiğini söyledi.

Açıklanan maaş artışlarının gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaçlardaki fiyat artışları karşısında yetersiz kaldığını belirten Kılınçer, ortaya çıkan tablonun kamu çalışanları ve emekliler için ciddi bir ekonomik çıkmaz anlamına geldiğini kaydetti.“Memur Maaşları Yoksulluk Sınırının Altında”

2026 yılının ilk maaşlarının alınacağına dikkat çeken Kılınçer, yapılan düzenlemelerle birlikte en düşük dereceli bekar memur maaşının 47 bin 500 TL’den 58 bin 200 TL’ye, ortalama memur maaşının ise 52 bin 500 TL’den 64 bin 100 TL’ye yükseldiğini ifade etti. Ancak bu artışlarla memurların 6 ay boyunca geçinmesinin beklendiğini vurgulayan Kılınçer, bu rakamların gerçek hayat koşullarını karşılamaktan uzak olduğunu dile getirdi.

Yoksulluk sınırının yaklaşık 100 bin TL seviyesinde olduğunu hatırlatan Kılınçer, “Ortalama maaş 64 bin lira. Bu parayla bir memur ay sonunu nasıl getirecek?” sözleriyle yaşanan tabloya dikkat çekti.

Emeklilik Sistemine Eleştiri

Açıklamada emeklilik sistemine de geniş yer verildi. 2008 öncesi ve sonrası uygulamalar nedeniyle sistemin ikiye bölündüğünü belirten Kılınçer, ek ödeme, ilave ek ödeme, fazla mesai ve ek ders gibi unsurların emeklilik hesabına dahil edilmemesinin görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağı kopardığını söyledi.

Özellikle 2023 yılında ödenmeye başlanan ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmamasının sistemi kökünden sarstığını belirten Kılınçer, en düşük memur emeklisi aylığının asgari ücretin altına düştüğünü ifade etti. Bu nedenle kimsenin emekli olmak istemediğini söyleyen Kılınçer, mevcut tablonun mutlaka değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Vergi Yükü Çalışanın Sırtında”

Bütçe gelirlerinin büyük bölümünün vergilerden oluştuğuna dikkat çeken sendika temsilcileri, bu vergilerin ağırlıklı olarak dolaylı vergilerden sağlandığını belirtti. Gelir vergisi dilimlerinin memur maaş artışlarının gerisinde kaldığını söyleyen Kılınçer, ödenen vergi miktarının yapılan zammı aşar hâle geldiğini ifade etti.

Bu nedenle gelir vergisi dilimlerinin ekonomik gerçeklere uygun şekilde yükseltilmesi ve ücretliler açısından gelir vergisi oranının %15’te sabitlenmesi gerektiğini dile getirdi.

“Ücrette Adalet, Vergide Adalet, İstihdamda Güvence”

Açıklamada kamuda ücret adaletsizliğine de dikkat çekildi. Aynı işi yapan ancak farklı statülerde çalışanlar arasında büyük ücret uçurumları oluştuğunu belirten Kılınçer, bunun çalışma barışını zedelediğini söyledi. Yardımcı hizmetler sınıfı, idareciler, akademisyenler, öğretmenler ile mühendis, avukat, veteriner hekim ve bilişim uzmanlarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Ayrıca güvencesiz istihdam modellerinin kamu çalışanları için tehdit oluşturduğunu ifade eden Kılınçer, kamuda güvenceye ve kadroya dayalı tek tip istihdam modeli istediklerini söyledi.

“Enflasyon Kadar Zam İstemiyoruz”

Basın açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Kılınçer, “Biz enflasyon kadar zammı kabul etmiyoruz. İnsanca yaşam, adil ücret istiyoruz” dedi. Ek zam ve refah payının kalıcı hâle getirilmesini talep eden Kılınçer, bütün ödemelerin emekli maaşlarına yansıtılmasını, birinci dereceye gelen tüm memurların ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesini istedi.

Açıklama, soğuk havaya rağmen alana gelen basın emekçilerine ve kamu çalışanlarına teşekkür edilmesiyle sona erdi.

AdminAdmin