UŞAK
Giriş Tarihi : 27-11-2021 22:44   Güncelleme : 27-11-2021 22:44

ERKEK DEVLET ŞİDDETİNE KARŞI İSYANIMIZ BİTMEDİ, BÜYÜYOR. UMUDUMUZ, GÜCÜMÜZ BİRBİRİMİZDE…

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar Arası Mücadele Günü müsabetiyle bugün EĞİTİM SEN Uşak Şubesi Kadın üyeleri bir araya geldi ve basın açıklaması yaptılar. Eğitim Sen Uşak Şubesi binasında yapılan etkinlikte önce basın açıklaması yapıldı ardından Kadına Yönelik Şiddete Karşı hazırlanan sinevizyon gösterişini izlediler.

ERKEK DEVLET ŞİDDETİNE KARŞI İSYANIMIZ BİTMEDİ, BÜYÜYOR. UMUDUMUZ, GÜCÜMÜZ BİRBİRİMİZDE…

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü ile ilgili basın açıklamasını                                                                                                          

Uşak Eğitim-Sen Kadın Sekreteri   Sevcan ÜNAL okudu. Sevcan Ünal Basın açıklamasında şunları söyledi;

ERKEK DEVLET ŞİDDETİNE KARŞI İSYANIMIZ BİTMEDİ, BÜYÜYOR. UMUDUMUZ, GÜCÜMÜZ BİRBİRİMİZDE…

Dünyada ve Türkiye'de yükselen kadın mücadelesinden aldığımız güçle, bu yıl da 25 Kasım’da erkek egemenliğine, yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe, ucuz işgücü olmamıza, ev içi emeğimizin sömürüsüne, hukuksuzluğa, cezasızlığa, ayrımcılığa, her gün yaşanan kadın katliamlarına, trans cinayetlerine, savaşa, ırkçılığa, erkek-devlet şiddetine karşı, biz kadınlar  yine sokaklardayız.

Sokaklardayız çünkü barınamıyoruz, geçinemiyoruz ve bu en çok kadınları etkiliyor. “Ekonomik kurtuluş savaşı” denerek üzeri kapatılmaya çalışılan ekonomik krize karşı sorumlular istifaya çağrılırken biz de burada maruz kaldığımız ekonomik şiddeti teşhir ediyoruz. Artan ev kiraları karşısında kadınlar daha zor koşullar altında yaşama mahkûm ediliyorlar, Yaşamlarını yeniden kuramazken bir de bu durum da baskı mekanizması olan aileye, hayatlarındaki  erkeklerle zorunlu birlikteliğe mecbur bırakılıyorlar. Ücreti bir yana, translar kiralık ev dahi bulamıyorlar. Öğrenciler için ciddi bir yurt krizi varken, üniversite kazanmış binlerce kadın öğrenci kalabileceği yurt olmadığı için eğitimine devam etmekte zorlanıyor.

Geçinemiyoruz!  iş ararken ayrımcılığa maruz kalan kadınları daha fazla işsiz bıraktığını, boşanmak isteyen kadınları daha fazla şiddete ve sömürüye açık hale getirdiğini hep birlikte görüyoruz. Bir gün içinde %40 yoksullaşan ülkemizde, kadınlar yoksulluğu daha derin yaşıyor. Sabit kalan ücretlere karşın pahalılık artarken geçim yükü de kadınların üzerine yükleniyor. Ekonomik kriz süreçlerinde hane içi şiddet de artıyor. Krizin en ağır faturası bizlere kesiliyor.

İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı çekilen, hayatını savunan kadınları cezalandıran, kadın kurumlarını kapatan, cinsel istismar suçlarında tutuklama için somut delil arayan, yargı paketi adı altına şiddet uygulayanları koruyan düzenlemeler getiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedefe koyan, LGBTİ+ları şiddetin her türlüsüne açık hale getiren, kadınları şiddetten uzaklaştıracak mekanizmaları işlemez hale getiren, kadın düşmanı politikalar uygulayan iktidar, erkek şiddetini meşrulaştırıyor, cesaretlendiriyor. Failler güçlerini İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen, toplumsal cinsiyet eşitliğine inanmayan devletten alıyor. Başak Cengiz’in katili “kadındı, karşı koyamaz diye düşündüm” diyebiliyor bu gücünü erkek devletten alıyor. Kadın cinayetlerini önlemek şöyle dursun, Cumhurbaşkanı, İstanbul Sözleşmesi’ni ağzına alanları sapkın ideolojik ajandaya sahip olduğu yönünde açıklamalar yapıyor. Kim ne derse desin, bizler sokak sokak, il il İstanbul Sözleşmesi için sokaklardaydık, iktidarın sapkın ideoloji dediği bizlerin hayatta kalma mücadelesidir! Biz İstanbul Sözleşmesi’ni dillendirmeye, toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadeleye devam edeceğiz. Ve yetmez ILO 190’ı imzala da diyeceğiz.

Biz; tüm bu saldırılara rağmen İstanbul Sözleşmesi'ni savunanlar, öldürülen her bir kadının davasının gerçek adalete kavuşması için yollara düşenler, adliye önlerinde, karakollarda, sokaklarda sabahlayanlar, evde, üniversitede, iktidarda kayyum istemeyenler olarak, bize atanmış hayatları redediyoruz!

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilinme…