GÜNCEL
Giriş Tarihi : 16-03-2022 11:57   Güncelleme : 16-03-2022 11:57

'Tüketicinin yalnızca adı kaldı!'

‘Dünya Tüketici Hakları Günü’ dolasıyla Tüketici Koruma Derneği (TÜKODER) ve Uşak Şube Başkanı Utku DEMİRÖZ açıklama yaptı.

'Tüketicinin yalnızca adı kaldı!'

Açıklamada Uşak Şube Başkanı Utku DEMİRÖZ, “Bugün 15 Mart ve Dünya Tüketici Hakları Günü. Tüketicilerin yaşam kalitesinin yükseldiğini, Evrensel Tüketici Haklarının ülkemizde karşılık bulduğunu, hak ihlallerinin yapılmadığını, tüketicinin sağlıklı, besin değeri yüksek, ekonomik gıdaya ulaşımı ve pahalılık diye bir sorunu olmadığını anlatmak isterdik. Ama nafile söyleyecek tek bir sözümüz kaldı. O da tüketicinin artık tükendiğidir” dedi.

83 MİLYON VATANDAŞIN HEPSİ TÜKETİCİDİR

Tüketicinin artık sadece isminin kaldığını ve kendisinin tükendiğini belirten Demiröz, “ Döviz Krizi, ekonomik kriz, savaş krizi derken, ülkenin içine girdiği darboğazın faturası aşırı zamlar ile tüketiciye ödetiliyor. Bu krizlerin hiç birinin nedeni ve sorumlusu tüketici değildir. Gün geçmiyor ki bir zam haberi almayalım, marketler de her gün etiket değişir oldu, çarşı pazarda tezgahların yanından geçilmiyor, seyahat biletleri uçmuş durumda… Bir yılda akaryakıta gelen yüzde 200’ün üzerinde, elektriğe yüzde 185'e varan, gıdalarda yüzde 200’ü aşan zamlar artık tüketiciyi tüketmiştir.

Zamlar geldikçe ÖTV ve KDV artmakta olup tüketicinin tüketimden kaynaklı vergi yükü de artmaktadır” dedi.

İNDİRİM DEPO BASKINLARINDAN GEÇMEZ!
Demiröz sözlerine, “Gıda fiyatlarının indirilmesinin yolu ithalat ya da depo baskınlarından geçmez. İflas eden tarım politikalarının değiştirilmesinden, betonlaştırılmaya çalışılan tarım arazilerinin çiftçinin kullanımına açılarak, küstürülen çiftçinin tarlaya dönmesinin teşvik edilmesi ve üretimden geçer. Zeytinlik alanlarını madencilik şirketlerine açmaktan geçmez, tam tersi; yeni zeytin ağaçları dikmekten geçer. Eskiden olduğu gibi tekrar kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olmak istiyoruz. Ülkenin gıda egemenliğini ulus ötesi şirketlere teslim edilemez” diye devam etti.

 

ENFLASYONU DİZGİNLEMEDEN FİYAT İSTİKRARINI SAĞLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR
Uzun yıllar sonra yılın ilk ayında asgari ücret ile açlık sınırı kafa kafaya geldiğini söyleyen Demiröz, “Tüketici geri kalan 11 ayda açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermeye çalışacaktır. Emeklinin durumu ise içler acısıdır.
Zamlardan dolayı tüketici sağlıklı, besin değeri yüksek, ekonomik gıdaya ulaşamamakta, merdiven altı, taklit ve tağşiş ürünlere yönelmektedir. Bu ürünler nedeniyle toplum sağlığı ciddi tehdit altındadır” dedi.

AÇLIK VE YOKSULLUKLA MÜCADELE EDİYORUZ
Demiröz, “2022 Dünya Tüketici Hakları Günü’nün teması ‘Adil Dijital Finans’ olarak belirlendi. Türkiye dışındaki ülkelerde bulunan tüketici örgütleri, tüketiciler için adil dijital finans çağrısı yaparak bu konuda farkındalık çalışmaları ve etkinlikleri yaparken, Türkiye’deki tüketici örgütü olarak bizler ise zamlar, açlık ve yoksulluk ile mücadele çağrısı yapmak zorunda kalıyoruz. Dünya dijital çağda tüketici sorunlarının çözümü doğrultusunda farkındalık için etkinlikler yaparken bizler her yıl olduğu gibi bu yıl da, tüketicinin evrensel hakkı olan temel ihtiyaçların Türkiye‘de karşılığını bulması için etkinlikler yapıp mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.

BİTMEYEN SAVAŞLAR TÜKETİCİLER İÇİN FELAKETTİR
Savaşın işsizliğe, açlığa ve yoksulluğa neden olduğunu belirten söyleyen Demiröz, “Adı ne olursa olsun savaş kazanılmış evrensel hakların gaspı, barınamamanın ve sağlıklı beslenemenin nedenidir. Savaşın faturasını yeni zamlarla ödemek istemiyoruz. Bu nedenle savaşa hayır diyoruz. Savaş ekonomik etkilerinin yanında halkların yaşam hakkının elinden alınmasıdır. Bu nedenle savaşa hayır diyoruz” sözlerini kullandı.

BURADAN, BİZİ YÖNETENLERDEN TALEP EDİYORUZ!
Demiröz, TÜKODER olarak taleplerinin, “Artık bizde 15 Martlarda dünyadaki tüketici örgütleri gibi dijital çağda tüketici sorunları konusunda farkındalık oluşturacak çalışmalar yapmak istiyoruz. Bu nedenle ülkenin gündeminden yoksulluk ve açlık sorununu çıkarılmasını istiyoruz.
Zamların bir son verilmesini ve zamların geri alınmasını istiyoruz. Günümüzde bir insan hakkı olan elektrik hizmetinin kamu hizmeti olarak verilmesini, elektrik üretim ve dağıtımının kamulaştırılmasını ve tüketiciye ucuz elektrik sağlanmasını istiyoruz. Alım gücü düşen maaş ve ücretlerinin ivedilikle güncellenmesini istiyoruz.
Tüketici gözeten politikalar oluşturulmasını, tüketicilerin örgütlenmesinin desteklenmesini, tüketicilere ve örgütlerine temel ürünlerin fiyatlandırılmasında yetkili kurullarda temsil hakkının verilmesini istiyoruz. Şehirlerin, ormanların, koruların, dağların, ovaların, meraların, yaylaların acilen korumaya alınmasını, betonlaşmaya son verilmesini istiyoruz.
Suyumuzun özgür bırakılmasını, suyumuzun zehirlenmesinin önlenmesini istiyoruz.
Tarım arazilerinin ranta kurban edilmemesini, halkın geleceğinin ve sağlığının düşünülmesini,
istiyoruz” diye konuştu.

YASA DEĞİŞİKLİĞİYLE MEŞRULUK KAZANDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR
Uşak adına açıklama yapan Utku Demiröz “08 Mart 2022 tarihinde Baroların görüşü alınmaksızın meclise sunulan, Tüketici Kanunu’nda yapılması istenen değişiklikleri kabul etmemiz mümkün değildir. Halihazırda kredi çekilmesinde yapılması zorunlu olmayan sigorta, artık yasa ile meşruluk kazanacak ve sigorta yapılıp yapılmamasına göre kredi maliyetlerinde değişiklik görülecektir. Oysaki kredi ve sigorta birbirine bağlı işlemler değildir. Tek bağlılık kredi kuruluşlarının aynı zamanda sigortacılık faaliyeti yürütmesidir.
Ön ödemeli konutlarda azami teslim süresi 36 aydan 48 aya çıkarılmış olacaktır. ‘Yenilenmiş ürün’ adı altında hayatımıza yeni bir tanım girecek; Donanım, yazılım veya fiziki özelliklerinde iyileştirme yapılarak tekrar satışa sunulan kullanılmış mallar denilen bu ürünler yeni sorunları beraberinde getirecektir” ifadelerinde bulundu.

TÜKETİCİ HAKLARI DAHA DA TIRPANLANACAKTIR
Demiröz sözlerine, “Başka yasa değişikliği çalışmalarında olduğu gibi Tüketici Yasasına ilişkin değişiklik çalışmalarının da hiçbir sürecine dâhil edilmeyen ve yasa yapma sürecinde asli unsur olan Baroların görüşleri yok sayılamaz. Yasa yapımı ve değişikliklerinde en önemli paydaş olan Barolar dikkate alınmalıdır. Bizlerin tüketici adına söyleyeceği çok şey bulunmakla irademizin yok sayılmasını kabul etmeyeceğimizi ve her zaman tüketicinin yanında olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz” diye devam etti.