UŞAK
Giriş Tarihi : 29-04-2022 12:11   Güncelleme : 29-04-2022 12:11

ÜLKEMİZDEN RÖVANŞ ALMAK İSTEYEN MÜPTEZELLER TARAFINDAN SUİİSTİMAL EDİLMEKDİR

Türk eğitim sen Uşak şube Başkanı İrfan KILINÇER Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan 24 Nisan 1915 olaylarının soykırım olarak tanınması istemiyle meclise bir yasa teklifi sunulmasını esefle kınadı.

ÜLKEMİZDEN RÖVANŞ ALMAK İSTEYEN MÜPTEZELLER TARAFINDAN SUİİSTİMAL EDİLMEKDİR

Başkan KILINÇER Uşak adliyesine suç duyurusunda bulunarak Adiye Bahçesinde basın açıklaması yaptı. Başkan KILINÇER yaptığı açıklamada şu cümlelere yer verdi. Değerli Basın Mensupları ;

Hepinizin bildiği gibi 24 Nisan tarihleri hem ülkemiz içinde hem de ülkemiz dışında ülkemizden rövanş almak isteyen müptezeller tarafından suiistimal edilmekte her sene 24 Nisan haftasında ülkemizde akla zarar olaylar yaşanmaktadır . Bu sene 24 Nisan tarihi yaklaşmakta iken ne gibi bir ihanet ne gibi bir rövanş alma mücadelesiyle karşı karşıya kalacağımızı düşünürken çokta beklemedik ve 22 Nisan tarihinde Gazi Meclisimiz yasama faaliyetlerini yürütürken tamamen ihanet kokan, tamamıyla tahrik kokan bir çalışmayla Hdp Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan isimli dış mihrakların maşası olan bir şahıs tarafından 24 Nisan 1915 olaylarının soykırım olarak tanınması istemiyle meclise bir yasa teklifi sunuldu. Bunun akabinde 24 Nisan günü Chp İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu tarafından atılan bir tweet ile Türk Devleti ve Türk Milleti faili meçhul cinayetler işlemekle itham edildi. 24 Nisan 1915 olaylarının soykırım olarak tanınması gündeme getirildi.

İzninizle o günlere dönmek istiyorum. Tarih 24 Nisan 1915 son Türk Devleti kurtuluş ve varoluş mücadelesi vermekte yıllardır milleti sadıka olarak adlandırdığımız ve uzun yıllar birlikte huzur içinde yaşadığımız Ermeniler çeteleşerek Türk ordusu kurtuluş mücadelesine devam ederken cephe gerisinde isyan faaliyetleri başattı. Bununla yetinmeyip batılı ülkelerin maşası olarak çoluk, çocuk, yaşlı, genç dinlemeden aktif oldukları bölgelerde katliamlar yapmaya başladı. Dönemin muktedir komutanları Enver, Cemal ve Talat Paşalar bu duruma bir son vermek ve cephe gerisini güvenli bölge haline getirmek adına 24 Nisan 1915 itibariyle yıllarca birlikte yaşadığı insanlara ihanet içine giren bu zavallı insanları cephe dışına göç ettirme kararı almış ve bu kararı uygulayarak kurtuluş savaşının kazanılmasının önünü açmıştır. Durum sadece nefs-i müdafadan ibaretken bu yaşananları Türk Devletine ve Türk Milletine ihale etmek kimsenin hakkı da haddi de değildir . Olay tarihi bir olaydır ve çözümleyecek olanlar tarihçilerdir. Türk tarihçilerin hep birlikte incelemeler yapmak ve konuyu aydınlatma çağrılarının karşılıksız kalması ortaya atılan bu deli saçması tezin ne kadar geçersiz olduğunun bir kanıtıdır. Tarihinin hiçbir döneminde soykırım, eziyet, baskı , tehtit , şantaj olmayan Türk Milletinin başı dik alnı açıktır… Bu deli saçması tezi yurtiçinde ve yurtdışında savunan kim varsa bilimsel gerçeklerden uzak , kadim Türk Devletinden intikam alma duygusuyla hareket eden müptezellerdir. Buradan 24 Nisan 1915 olaylarını soykırım olarak niteleyen Garo Paylan ve Sezgin Tanrıkulu’na sesleniyorum … Hizmetkarı olduğunuz Amerika , Kıta Amerikasında kaç yerli öldürmüştür ? Demokrasi getirme vaadiyle girdikleri Afganistan , Irak ve Suriye’de kaç masum çocuğun kanını akıtmıştır ? Kaç çocuğu babasız bırakmıştır ? Yine hizmetkarı olduğunuz Fransa’nın Cezayir’de , İngiltere’nin Galler’de , Almanya’nın Polonya ‘da , Medeni Avrupa’nın Srebrenitsa’da yaptıkları soykırım değil midir ? Yüce Türk Devletine bu ithamda bulunanlar önce kendi kara tarihleriyle yüzleşmelidir. Bu vesileyle ülkemizin bembeyaz tarihini dışarıdan aldıkları emirlerle kirletmeye çalışan, sahiplerini bildiğimiz ama ne hazindir ki Yüce Mecliste milletinvekili sıfatını taşıyan bu şahıslar hakkında Türk Ceza Kanunun 216 ve 301. Maddeleri gereği halkı kin ve nefrete sürüklemek aynı zamanda Türk Devletinin Manevi Şahsiyetini aşağılamak suçlarından dava açılması talebimizle Cumhuriyet Savcılığına başvuruda bulunduk. Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve bu şahısların vekillik görevinin sonlandırılarak yargılanması gerektiği fikrimizi kamoyuyla saygıyla paylaşıyor , daha fazla masum Türk vatandaşının kanının akmasına müsaade etmeyen Enver , Cemal ve Talat Paşaları rahmetle anıyoruz …