Uşak kadınları olarak Özgür Gökkaya’nın basın açıklamasını okuduğu yürüyüşte; Sol Parti, Emek Partisi, Emekli-Sen, Eğitim Sen, Eğitim iş sendikası CHP ve çeşitli sivil toplum örgütleri bir araya geldi. Eski Belediye binası önünde toplanan grup, Tiritoğlu Parkı’na kadar pankartlar taşıyarak, düdük çalıp sloganlar atarak yürüdü.
Yapılan açıklamada, geçtiğimiz hafta basına yansıyan ve Meclis Genel Sekreterliği tarafından da doğrulanan çocuk istismarı iddialarına dikkat çekildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında staj yapan mesleki ve teknik lise öğrencisi kız çocuklarının, Meclis personeli bir grup erkek tarafından sistematik istismara maruz kaldığının ortaya çıktığı vurgulandı.
Açıklamada, “Ülkenin en güvenli olması beklenen kurumunda dahi çocukların korunamaması, tesadüf değil; yıllardır çocuk istismarına karşı önlem almayan politikaların bir sonucudur” denilerek, cezasızlık politikalarının istismarı beslediği ifade edildi.
Bütçe ve Torba Yasa Tepkisi
Meclis’te bütçe görüşmeleri sürerken yapılan açıklamada, kadın cinayetleri, çocuk istismarı ve MESEM uygulamaları eleştirildi. Torba yasa tartışmalarıyla birlikte çocuk istismarı failleri ve kadın katillerine yönelik af söylemlerine sert tepki gösterildi. Son yıllarda çıkarılan yargı paketleri, infaz düzenlemeleri ve verilerin kamuoyundan gizlenmesi eleştirildi. Ayrıca geçmişte yaşanan ve kamuoyunda tepki çeken açıklamalar ve yasal düzenlemeler hatırlatılarak, çocuk yaşta evlilikleri ve istismarı meşrulaştıran yaklaşımların kabul edilemez olduğu belirtildi.
MESEM ve Eğitim Politikaları Eleştirildi
Milli Eğitim Bakanlığı’nın MESEM uygulamaları da protesto edildi. Açıklamada, son bir yılda en az 72 çocuğun çalıştığı işyerlerinde hayatını kaybettiği, çocukların “öğrenci değil işçi” olarak görüldüğü savunuldu. MESEM’i protesto eden öğretmenlere müdahale edilmesi ve üniversite öğrencilerinin tutuklanması kınandı.
Talepler Sıralandı
Basın açıklamasında şu talepler öne çıktı:
Meclis’te yaşanan istismarın tüm faillerinin ve sorumlularının yargılanması,
Denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle Meclis yönetiminin sorumluluk alması, Çocuk istismarı faillerinin hiçbir infaz düzenlemesine dahil edilmemesi,
İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi,
Çocukların eğitim hakkını ve can güvenliğini tehlikeye atan uygulamaların sonlandırılması.
Açıklama, “Geleceğimiz olan çocukların eğitim hakkı için mücadeleye devam edeceğiz” sözleriyle son buldu.






















