Advert Advert
Advert Advert
SADE OLMAK
GÜNSEL DİLMEN

SADE OLMAK

SADE OLMAK Bu aralar zihnimi en çok meşgul eden konu zihnim. Zihin nedir? Zihnin doğası nedir? Düşünceler ve duygular zihinde mi? Ama nasıl? (Eğer öyleyse zihnim bazen çok yoruluyor olmalı.) Zihni kontrol etmek ne demek? Sürekli düşünmek ya da ara sıra düşünmek nedir? Düşünürler düşünerek mi bilgiye ulaşırlar? Bilgi nedir? Bilmenin doğasında zihinsel çaba mı vardır? Çabalayan zihin en sonunda bilgiye ulaşır mı? Peki, bilge bir düşünürün sırrı nedir? Düşünmeden gerçeğe ulaşmam mümkün mü? Gerçek nedir? Az düşünen ya da hiç düşünmeyen insanlar kaygısız ve mutlu mu olurlar? Bu nasıl bir mutluluktur. Mutluluk nedir? Soru soran zihin aslında sorun üretmeye zaman bulamıyor çünkü varoluşsal bilgi içeren yanıtlar peşinde oluyor: Zihin belirli bir titreşime sahip evrensel ve bireysel boyutu olan bir enerji alanıdır. Zihin enerjisel bir alan olduğuna göre sürekli hareket halindedir. Duygular ve düşünceler değişince bu enerji alanının rengi ve biçimi de değişir. Bu renkler ve biçimler hem karakter özelliklerimizi hem de tüm anlık duygularımızı yansıtır. Dünya görüşümüz, gerçekliği algılayışımız zihinsel enerji alanımızın yapısı, rengi ve şekli ile ilgilidir. Her türlü düşünce ve duygumuz bu alanda saklanır. Saklanmakla kalsa iyi, fiziksel bedenimize de şeklini veren yine bu alandır. Yalnızlık ve terk edilmişlik duyguları içinde özgüveni eksilmiş bir insanı gözünüzde canlandırın. Bedeninin duruşu tamamen bu duygu ve düşüncelerin ona verdiği şekildedir. Bunu tarif etmeye gerek yok sanırım. Zihin bilinç sayesinde çalışır. Beyin zihin değildir. Zihin elektrik ise beyin ampule benzetilebilir. Bu metaforik anlatımda kablolar da sinir sistemidir. Yanılgımız zihnimizi kendimiz sanmamızdan kaynaklanır. Değişemeyişimiz, esneyemeyişimiz zihin binasını kendi varoluşumuzun tek kaynağı sanmamızdandır. Olayların bize düşündürdüğü ve düşündüklerimizin de bize yaşattığı duygular zihinsel alanı şekillendiriyorsa; olaylara bakış açımızı değiştirerek düşüncelerimizi ve duygularımızı da değiştirebiliriz elbette. Ama bakış açısını değiştirmek kolay mıdır? Sadece düşünce yöntemi ile yani konuşarak veya telkinle bunu yapmaya çalışırsak bu konudaki başarımız kısıtlı olacaktır. Hatırlayın, koskoca bir eğitim sistemi zorunlu eğitim süresi boyunca zihnimizi nasıl şekillendirdi; yönetilebilmemizin, daha da önemlisi yönetilmeye rıza göstermemizin başka türlü mümkün olamayacağı açıktır. Bunca seneler boyunca inşa edilmiş bu bina tartışarak, ikna etmeye çalışarak değişir mi? Değişmiyor. Zihin bir enerji alanı ise kendimizi değiştirebilmemizin daha pratik bir yolu var demektir. Nedir o? Zihinsel enerji alanını değiştirmek. Tıpkı fiziksel bedenimizi değiştirmek için spor yapmak ya da besinlerimizi değiştirmek gibi zihinsel alanımızı yeniden şekillendirmek için hareket etmek. Yani zihni değiştirmek, yönetmek ya da kontrol etmek için zaten zihnin malzemesi olan düşünce ve duygularla uğraşmak yerine doğruca zihinsel enerji alanımıza odaklanmak. Düşüncelerimize tarafsızca tanık olarak düşüncelerin arka planında (hadi bu arka plana fon diyelim) yer alan zihinsel enerji fonunu fark edelim. Yargılamadan, incelemeden, takdir etmeden veya kötülemeden. Güçlü zihin; kontrol edilen, doğru kullanılan, iyi odaklanmış zihindir. İyi odaklanmış zihin sadece kararlar alan değil, o kararları icra eden zihindir. Zihinsel gücün doğru kullanılması zihnin kontrol edilebilir olduğunun fark edilmesi ile başlar. Bunun için düşünceleri bastırma çabaları zihinsel enerjinin parçalanmasına ve kontrol olanağının tamamen yitirilmesine neden olur. Bu konuda en etkili araç konsantrasyon teknikleridir. Zihnin eğitilmesi sekiz basamaklı Orijinal Yoga Sistemi’nin aşamalarından bir tanesidir. Zihnin kontrolü iradi bir yöneliştir. Kendi başına bırakılmış başıboş zihin yaban atları gibi sağa sola koşar, bizi peşinden sürükler. Kontrol edilebilen zihinsel güç ancak güçlü bir irade ile mümkündür. İrade de salt telkinle güçlenmez, bunun için bilimsel tekniklerin düzenli uygulanması şarttır. Konsantrasyon tekniklerinin düzenli uygulanışı ile zihinsel odaklanma gerçekleşir ve irade gelişir; iradenin gelişmesi ile zihin yönetilebilir hale gelir. Yaratıcılığın özünde nasıl düşüneceğini bilmek değil, düşünmeyi nasıl durduracağını bilmek vardır. Yaratıcı dürtü “zihinsel sessizlik” anında ortaya çıkar. Zihnin sessizleşmesi demek zihnin duyulardan beslenmemesi demektir. Zihin duyulardan ayrıldıktan sonra derinlere inebilir. Zihnin kendi dünyasını yaratması duyuların dışarıda kalması ile mümkündür. Duyulara bağlı olan farkındalık tamamen kaybolduğunda, zihnin farkında olmak mümkün olacaktır. Bunun gerçekleşmesi çok da kolay değildir. Orijinal Yoga Sistemi’ndeki ilk dört aşama (Evrensel Eylem Kontrolü, Kişisel Eylem Kontrolü, Vücut Çalıştırma Teknikleri ve Nefes ve Biyoenerji Teknikleri), sonraki dört aşama için hazırlıktır. Bu son dört aşama ise Duyuları Aşma Sanatı, Konsantrasyon Teknikleri, Meditasyon Teknikleri ve Üstün Yoğunlaşma Teknikleri’dir. Yani zihinsel kontrolün ya da zihnin kontrol edilmesinin aşamaları Orijinal Yoga Sistemi’nin ilk beş basamağındaki ilerlemeye bağlıdır. Siz sürekli yalan söyleyen, şiddet içeren eylemlerde bulunan, sahiplenme konusunda en ufak farkındalığı olmayan, sadakatsiz, cinsel enerjisini cahilce tüketen, merhametsiz, nefret ve kızgınlık içinde yaşayan, aşırılık içeren eylemlerde bulanan biri iseniz nefesiniz daha bedeni kontrol etme aşamasında tükenecektir. Bedeninizi su ile temizlerken duygularınızı da dürüstlük ile yıkamanız, zihninizi varoluşsal gerçek bilgilerle arındırmanız gerekecektir. Erdemli düşünceler olmadan erdemli eylem de mümkün olmayacaktır. Temiz bir bedenden güzel kokuların yayılması gibi şiddet ve nefretten arınmış zihnin eylemlerinden, konuşmalarından ve seçimlerinden sadelik ve hoşnutluk yayılacaktır. Ancak böyle olduğunda, zihin sadeleşecek, duyulardan dikkatin içe yönelmesi kolaylaşacak, konsantrasyon gelişecek ve hayatınız spiritüel gerçeklerin ışığında size özgü bir dansa dönüşecektir. Yürümek sadece bir yerden başka bir yere ulaşmak için midir? Hiç sanmıyorum, yolunuzdaki güzellikleri ancak zihninizde bir sadelik varsa fark edebilirsiniz. Sevgi ile kalın.. 04.03.2019 - Günsel Kaynaklar: *Yoga Nedir? Ne Değildir?, Büyük Yoga Üstadı Akif Manaf, 2018. *Yoga Pratyahara Duyuları İçe Çekme Sanatı, Büyük Yoga Üstadı Akif Manaf, 2015. *Yoga Prana Vidya Biyoenerji Bilimi, Büyük Yoga Üstadı Akif Manaf, 2014.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Sevil Karas     2019-03-17 Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrik ederim. Bundan sonra da takip edeceğim
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CUMHURİYET HALK PARTİSİ İLLERDE DEKİ DANIŞMA TOPLANTILARININ İKİNCİSİ İÇİN VEKİLLER UŞAK TA
CUMHURİYET HALK PARTİSİ İLLERDE DEKİ DANIŞMA TOPLANTILARININ İKİNCİSİ İÇİN VEKİLLER UŞAK TA
Kadın ailenin ve toplumun temel taşıdır
Kadın ailenin ve toplumun temel taşıdır
"