İYİ Parti Uşak Kadın ve Aile Politikaları Başkanı Nurşen Acar Kemer, Türkiye’nin nüfus yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, doğurganlık oranındaki düşüşün yalnızca doğum sayıları üzerinden ele alınmaması gerektiğini söyledi. Kemer, nüfus politikasının ailelere güven veren ekonomik ve sosyal politikalarla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.

“Nüfus Meselesi Aslında Bir Güven Meselesidir”

29 Eylül 2026 tarihli basın açıklamasında konuşan İYİ Parti Uşak Kadın ve Aile Politikaları Başkanı Nurşen Acar Kemer, Türkiye’nin nüfus geleceğine ilişkin mevcut tabloya dikkat çekti.

Kemer, nüfus meselesinin yalnızca kaç çocuğun dünyaya geldiği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Neden daha az doğuyor?” sorusunun da yanıtlanması gerektiğini belirtti.

Kemer, “Bugün Türkiye’nin nüfusunu konuşuyoruz; ancak sadece kaç çocuğumuz doğduğunu değil, neden daha az doğduğunu, rakamların arkasındaki gerçek hayatı konuşuyoruz. Nüfus meselesi aslında bir güven meselesidir.” ifadelerini kullandı.

Rakamlarla Türkiye’nin Nüfus Tablosu

Türkiye’nin nüfus yapısına ilişkin bazı rakamları paylaşan Kemer, toplam doğurganlık hızının 1,42 seviyesinde olduğunu, 2025 yılında 895 bin 374 bebeğin dünyaya geldiğini belirtti.

Kemer açıklamasında, 65 yaş ve üzerindeki vatandaşların sayısının 9,5 milyona ulaştığını, yaşlı nüfus oranının yüzde 11,1, çocuk nüfus oranının ise yüzde 20,4 olduğunu aktardı.

Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde Türkiye nüfusunun yüzyıl sonunda 76,8 milyon seviyesine gerilemesinin beklendiğini ifade eden Kemer, nüfus politikalarının uzun vadeli bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

“Mesele Çocuk İstememek Değil”

Türkiye’de doğum oranlarının düşmesinin temelinde ekonomik ve sosyal koşulların bulunduğunu savunan Kemer, yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı ve geleceğe ilişkin belirsizliklerin ailelerin kararlarını etkilediğini belirtti.

Kemer, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

“Mesele çocuk istememek değil; yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı ve geleceğe yönelik güvensizliktir. Aileler çocuklarının eğitimini ve geleceğini düşünüyor. İktidarın görevi insanlara sadece ‘Daha fazla çocuk sahibi olun’ demek değil, aile kurmayı güvenli kılmaktır.”

Çözüm Önerilerini Sıraladı

Nurşen Acar Kemer, nüfus yapısındaki değişime karşı uygulanması gerektiğini belirttiği politikaları da sıraladı.

Ekonomi ve Konut

Ailelerin konut ve ekonomik yüklerinin azaltılması gerektiğini belirten Kemer, erişilebilir konut modellerinin geliştirilmesi ve çocuk sahibi olmanın ekonomik açıdan desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Kreş ve Bakım Hizmetleri

Çocuk bakımının aileler üzerindeki yükünün azaltılması gerektiğini vurgulayan Kemer, kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve bakım sorumluluğunun özellikle kadınların üzerinde yoğunlaşmasının önlenmesi gerektiğini söyledi.

Çalışma Hayatında Esneklik

Kadınların annelik ile meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirten Kemer, esnek çalışma modellerinin hayata geçirilmesini önerdi.

Çocukların Güvenliği

Kemer ayrıca çocukların şiddet, bağımlılık ve dijital dünyadaki risklerden korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Önce Aileye Güven Vermeliyiz”

Açıklamasının sonunda nüfus politikasının yalnızca doğum oranlarını artırmaya yönelik olmaması gerektiğini belirten Nurşen Acar Kemer, ailelerin ekonomik ve sosyal açıdan geleceğe güvenle bakabilmesinin önemine dikkat çekti.

Kemer, “Nüfus politikası doğumla başlar; aile kurmayı kolaylaştıran, geleceğe güven veren bir devlet politikasıdır. Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir.” dedi.