Hizmet-İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras’tan Hayati Uyarı: “Yeraltı Sularımız Tükeniyor, Geleceğimiz Tehlikede!”
Türkiye genelinde iklim krizi, tarımsal üretim ve sanayi faaliyetleri nedeniyle artan su sıkıntısı, Uşak’ta da endişe verici boyutlara ulaşmış durumda. Hizmet-İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras, yaptığı çarpıcı açıklamalarla, susuzluğun artık Türkiye’nin birinci öncelikli sorunu olduğunu vurguladı.
Eskiden 15-20 metre kazıldığında yeraltı suyuna ulaşılabilen Uşak ve çevresinde artık 150 metreye kadar inildiğini belirten Aras, kontrolsüz ve denetimsiz kuyu kazımının yeraltı su kaynaklarını hızla tükettiğini söyledi. Açıklamasında hem Uşak özelinde hem de Türkiye genelinde ciddi bir çevresel felakete doğru ilerlendiğini belirtti.
“Artık Kışlar Kış Gibi Değil, Su Geleneği De Bitti”
Aras konuşmasına şu ifadelerle başladı:
“Merhaba arkadaşlar, size bu ülkede milyonlarca insanın ortak kaygısını aktarmak istiyorum. Artık yağmurlar eskisi gibi yağmıyor, kar kışımız da yok. Kışlarımız kış gibi geçmiyor. Bu durum doğrudan su döngüsünü etkiliyor. Türkiye’nin en büyük sorunu artık susuzluktur. Bu gerçeği kabul etmenin zamanı geldi.”
Aras, özellikle Uşak’ta bulunan Eşme, Ulubey, Banaz ve Karahallı gibi ilçelerde eskiden birkaç metre kazıldığında yeraltı suyuna ulaşıldığını ancak bugün 150 metrenin bile yeterli olmadığını belirtti. Sanayi yatırımlarının kontrolsüzce su kuyuları açması da bu gidişatı hızlandırıyor.
“Su Ortak Malımızdır, Ticari Meta Haline Getirilemez”
“Bu ülkenin suyu; çocuklarımızın, halkımızın ortak malıdır. Su olmazsa hiçbir şey olmaz,” diyen Cihan Aras, suyun metalaştırılarak sadece belli sermaye gruplarının kullanımına sunulmasına da sert tepki gösterdi.
“Uşak’ta tekstil ve deri sanayilerinde her geçen gün daha fazla kuyu açılıyor. Eskiden 100 metrede dolan kuyular şimdi 150 metreyi, bazı yerlerde 200-300 metreyi buluyor. Bu, yeraltı sularının hızla çekildiği anlamına geliyor. Herkes kafasına göre kuyu açtırıyor. Ne yazık ki bu konuda yasal düzenlemeler de yetersiz kalıyor. Bu gidişat hepimizin sonunu hazırlıyor.”
“Susuzluk Kıtlığa, Hastalıklara ve Doğa Katliamına Neden Olacak”
Cihan Aras açıklamasında su krizinin doğuracağı sonuçlara da dikkat çekti:
“Su olmazsa ne olur? Domates, biber, patlıcan, üzüm, hiçbir ürünü yetiştiremeyiz. Gıdaya erişim zorlaşır, fiyatlar artar, kıtlık baş gösterir. Su olmazsa hastanelerde hijyen sağlanamaz, okullarda temizlik yapılamaz. Su olmazsa doğada hiçbir canlı var olamaz: kuşlar, tavşanlar, yaban hayvanları… Hepsi yok olur. Bu tabloyu görmek için bilim insanı olmaya gerek yok.”
“Yerin Üstü, Yerin Altından Daha Değerlidir”
“Biz artık ‘yerin üstü yerin altından daha değerlidir’ demeliyiz,” diyen Aras, doğaya zarar veren tüm madencilik ve aşırı yeraltı kullanım uygulamalarına karşı çıktı. “Toprağın, ormanın, suyun, havanın değeri altındaki madenlerden fazladır. Kâr amacı güden 3-5 fabrikanın zenginleşmesi için bu toplumun geleceği feda edilemez,” dedi.
“Tarım ve Sanayi Uyumlu Planlanmalı”
Aras, sanayileşmenin ve tarımsal üretimin birbirine rakip değil, uyumlu şekilde planlanması gerektiğini vurguladı:
“Elbette üretim olsun, istihdam olsun. Ama planlama olmadan yapılan her sanayi yatırımı yeraltı kaynaklarını yok ediyor. Denetimsiz kuyu kazıları acilen durdurulmalı. Tarım Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı derhal koordineli bir su eylem planı oluşturmalı.”
“Yetkilileri Göreve, Halkı Bilinçlenmeye Davet Ediyoruz”
Cihan Aras, açıklamasının sonunda hükümet yetkililerine, yerel yönetimlere ve tüm kamu kurumlarına çağrıda bulundu:
“Susuzluk artık tartışmaya açılması gereken bir konu değil, çözüm üretilmesi gereken bir gerçekliktir. Bakanlıkları, belediyeleri, bürokratları ve sanayi temsilcilerini sağduyuya davet ediyorum. Hep birlikte bu ülkenin geleceğini korumalıyız. Yarın çok geç olabilir.”
Uşak’ta Ne Durumda?
Uşak ve çevresi, geçmişte yeraltı su rezervleri bakımından zengin kabul edilse de, son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar ve saha gözlemleri, su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşandığını gösteriyor. Uşak Üniversitesi ve çeşitli meslek odalarının raporlarında da bu durum sıkça vurgulanıyor. Özellikle tekstil ve deri organize sanayi bölgelerinde yıllık su tüketiminin kontrolsüz artışı, kırsal alanlarda tarımsal üretimi de tehdit ediyor.