ALİ EROL DİKER
ALİ EROL DİKER
Giriş Tarihi : 27-10-2022 07:44

"MERHABA İNSANLIK" 


Ülkemin ve toplumunun içinde bulunduğu güzel bir şeyler yazmak isterdim. Ama yapamadım. Çünkü ülkede güzel şeyler olmuyor. Olmayınca da insan güzel yada çirkinliği ve olan biteni yazmak zorunda kalıyor. 

27 Ekim 2022 Bu sabah gazete başlıklarına biraz gözattım içim karardı. Bir kere sabah gazetelere bakınca insanın ister istemez içi kararıyor. 

Yolda yol vermedin bana al sana kurşun, Vay niye bana yan baktın al sana döner bıçağı, Adam kaçırma, şantaj, hırsızlık, dolandırıcılık, kundaklama, gasp, cinayet, kadına şiddet haberleri. 

Çetelerin hesaplaşmaları.
Uyuşturucu ile yakalananlar. Tecavüz haberleri. Öte yandan yükselen döviz. 

Yükselen döviz karşısında alım gücü her geçen gün biraz daha düşen halkın feryadı. Siyasetin sorun çözmekten uzak kısır kavga ve çekişmeleri. Tablo böyle. Gazete manşetleri bu haberlerden oluşuyor.

İnsanın resmen içini karartıyor. 

Ama öte yandan Ekim ayındayız halen hava sıcak. Deniz, kum ve doğal güzellik bakımından cennet gibi bir Ülkede yaşıyoruz. 

Ama cenneti cehenneme çevirme konusunda büyük bir başarı gösterdiğimizde kesin. Her yeni günde umudun yerine daha çok umutsuzluk pompalayacak gelişmeler yaşanıyor. Karamsarlık daha da artırıyor. Arkadaşlık, dostluk, komşuluk, sadakat, güven, vicdan yok, merhamet almış başını gitmiş. 

Yaşam kalitesi açısından da durum vahim. Çevrenin her geçen gün biraz daha kirletilip katledilmesi, ekonomideki kötü gidiş, eğitim ve sağlık alanlarında yaşanan sıkıntılar insanları iyice bir bezdirmiş durumda. Her kiminle konuşursanız konuşun memleketin genel gidişatından memnun olan yok. Herkes şikayetçi ve öfkeli. Bu arada memleket meselelerini ‘çözmeye talip’ siyasi partiler başka havada. Kimisi tutarsızlıklarını ve başarısızlıklarını nasıl hasıraltı edip gözlerden kaçıracağı telaşında, kimisi ise “ben” merkezli kişisel egoların çatışmasından başını kaldırıp memleketin yangın yerine döndüğünden habersiz. 

Hukuk, siyasi iradeye ya da gücü elinde bulunduranlara göre evirilip çevrilmek istenmeye devam ettiği sürece galiba bize sistem dayanmayacak.
Nasıl dayansın ki? Anlayış ve yaklaşımlar değişmediği sürece bu ülkede bir şey değişmeyecek gibi görünüyor. 

Bunun için önce kafalar değişmeli. Zihinlerde dönüşüm sağlanmalı. Yoksa bu gidişat bize zarar verip bedel ödetmeye devam edecek. Değişim için önce bireysel olarak sonra da toplumsal olarak samimi ve gerçekçi bir şekilde özeleştiri yaparak yola çıkmak zorundayız.

Kişisel, partisel ya da zümresel çıkarlara göre adım atma anlayışları ile gelinen durum ortada. Eli kanlı terör örgütleri ve emperyalist güçlerin çıkar ve menfaatleri yüzünden bir hiç uğruna şehit olan mehmetçiklerimizin ve ailelerinin dinmeyen gözyaşları, Gelinen aşamada, “Böyle eyiyik” demeyi bir yana koyma zamanı artık geldi. Yoksa gazetelerde hergün daha kötü başlıklar okumaya hepimiz hazır oluruz. Günlerden Perşembe, gezin yiyin için gülün ve eğlenin. Ama Ülkemizin içinde bulunduğu vahameti ve zorluğuda bir insan olarak dikkate almayı da ihmal etmeyin. Kalbinizden sevgiyi, gönlünüzden neşe, huzur ve mutluluğu eksik etmeyin. 

Huzur ve Hızır yoldaşınız Yüce yaradanım rehberiniz olsun inşallah bitimsiz sevgilerimi sunuyorum. 

ALLAH İLE YOLA ÇIKANLAR YOLDAMI KALIR. 

Ne Mutlu TÜRK'ÜM diyene.

A. Erol DİKER

NELER SÖYLENDİ?
@
ALİ EROL DİKER

ALİ EROL DİKER

DİĞER YAZILARI BU ÜLKEDE YAŞAMAK YÜREK İSTER.
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA