“Ama Her Sınıf Savaşı Siyasal Bir Savaştır.” Friedrich Engels
Geçenlerde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), yüzde 71’i ulusal basından, yüzde 29’u işçilerin mesai arkadaşlarından, ailelerinden, iş güvenliği uzmanlarından, işyeri hekimlerinden, sendikalardan ve yerel basından bilgiler alarak işçi ölümlerine ilişkin verileri yayınladı.
Buna göre, ilk 6 ayda 1.063 işçi ölmüş. Verileri aylara göre irdelediğimizde; Türkiye’de ocak ayında 155, şubatta 129, martta 149, nisanda 190, mayısta 212 ve haziran ayında da 228 işçi ölmüş
Haziran ayında yaşamını yitiren işçilerin 218’i erkeklerden, 10’u kadınlardan oluşurken; 6’ı çocuk ve 14’ü göçmen işçiden oluştuğu vurgulanmış.
İşçi ölümlerinin yüzde 24’ü ezilme, yüzde 15’i de yüksekten düşme ve trafik kazası sonucunda meydana gelmiş.
Tarım ve orman sektörü ile inşaat sektöründe 54, taşımacılıkta 24, metalde 19 ve belediyenin genel işlerinde ise 14 işçinin yaşamını kaybettiği belirtilmiş.
2013 yılından 2026 yılının mayıs ayına kadar, toplamda 862 çocuk işçinin öldüğü rapor edilmiş. Yazık ki ne yazık!..
Ölüm sebeplerinin yüzde 27’sini trafik servis kazaları, yüzde 16’sını boğulma veya zehirlenme, yüzde 14’ü ezilme/göçük sonucu meydana gelmiş.
İşkollarına göre bakıldığında tarım ve ormanda 447, inşaat/yol işlerinde 109, konaklamada 64, metalde 61 ve gıda sektöründe de 29 çocuk işçi ölmüş.
Ölen çocukların 122’nin kız, 740’nın ise erkeklerden oluştuğu görülüyor.
İSİG verilerine göre, 100 göçmen işçi çalışırken maalesef kaybedilmiş.
5-14 yaş aralığında 292, 15-17 yaş aralığında da 570 çocuk işçi ölmüş. Kahrolmamak elde değil!..
İŞÇİ ÖLÜMLERİ SINIFSAL BİR SORUNDUR…
Türkiye’de çocuk ve erişkin işçi ölümlerinin artığını görüyoruz.
Bu veriler kaza değil, koruyucu hekimliğin rafa kaldırılmasının sonucudur…
Koruyucu hekimlik der ki: Önce riski ortadan kaldır, sonra tedavi et. Oysa bugün işyerlerinde risk değerlendirmesi kâğıt üstünde olup denetim göstermeliktir.
Çocuklar ucuz işgücü diye tarlada, sanayide, inşaatta çalıştırılıyor. Erişkinler “üretim artsın” diye güvencesiz, uzun saatlerde, eğitimsiz bırakılıyor.
Bu tablo maalesef sınıfsaldır. Ölüm, en yoksulun, en örgütsüzün, en görünmezin payına düşüyor…
Çözüm Nedir?
Denetim, sendikal hak, çocuk işçiliğinin kökten yasaklanması ve birinci basamak işyeri hekimliğinin güçlenmesidir. 6331 sayılı sayılı yaşamın tam uygulanmasıdır.
Çünkü sağlık haktır, kârın değil…
Sevgiler…
Dr. Mustafa Torun