Her yıl 6 Temmuz’da kutlanan Dünya Zoonoz Günü, 1885’te Louis Pasteur’ün ilk kuduz aşısını uyguladığı tarihe atıftır. Zoonozlar; bruselloz, tüberküloz, kuduz, kuş gribi, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve son pandemi örneği SARS-CoV-2 gibi hayvanlardan insana bulaşan etkenlerdir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre insanlarda görülen yeni enfeksiyonların %60’ı, ortaya çıkan salgınların %75’i zoonotik kökenlidir.
Bilimsel temel: “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımı. İnsan, hayvan ve çevre sağlığı birbirinden ayrılamaz. Etkenlerin evcilleşme, vahşi yaşam ticareti, yoğun hayvancılık ve iklim değişikliği ile konak atlama riski artmaktadır.
Korunma stratejisi çok sektörlüdür: Vahşi ve evcil hayvan aşılaması, gıda güvenliği, vektör kontrolü, hayvan pazarları ve laboratuvar biyogüvenliği. Sürveyans ve erken uyarı sistemleri, salgınları kaynağında keser.
Özetle: Zoonoz mücadelesi bireysel hijyenin ötesinde, ekosistem ve tarım politikalarıyla bütünleşik bir halk sağlığı sorumluluğudur.
*6-Temmuz 2026: Dünya Zoonoz Günü nedeniyle KLİMİK derneğimiz çok güzel duyuru yapmış. Çok teşekkür ediyoruz. Gelin birlikte okuyalım…
“Kuduz, bilinen en eski zoonozlardan birisidir. 6 Temmuz 1885 kuduz aşısının, ilk kez bir insana uygulandığı tarihtir. Böylece 133 yıl önce bir kuduz köpeğin ısırdığı 9 yaşındaki bir çocuk olan Joseph Meister (1876-1940) da Louis Pasteur (1822-1895)’ün uyguladığı kuduz aşısı sayesinde canı kurtarılan ilk insan olarak tarihe geçmiştir.
İnfeksiyon hastalıklarımızı paylaştığımız pek çok evcil ya da yabanıl hayvan var. İnsanlık tarihi kadar eski zoonotik infeksiyonlara ek olarak, günümüzde yeni ortaya çıkan zoonotik infeksiyonlarla da mücadele içindeyiz: başta COVID-19 olmak üzere, Kırım-Kongo kanamalı ateşi, kuş gribi, domuz gribi, tularemi, hantavirus infeksiyonu, Batı Nil ateşi ve tatarcık ateşi 10 yılı aşkın bir süreden beri ülkemizde ilk kez saptanan ya da önemi artan infeksiyonlar…
Zoonotik hastalıkların insan sağlığı için ne kadar büyük risk oluşturabildiğini yaşayarak öğrendiğimiz COVID-19 günlerinde, değişerek gelişen, evrimini sürdüren mikroorganizmalara karşı, bilinen mücadele yöntemlerimizin yeterli olmadığını ve daha gelişkin mücadele yöntemleri geliştirmek zorunda olduğumuzu çok net bir şekilde görmüş olduk. Çözüm, başta hekimler ve veterinerler olmak üzere ilgili tüm branşların birlikte mücadele etmelerinden geçiyor.
Zoonotik infeksiyonların ortasında bu yıl da, Dünya Zoonoz Günü’nü, sağlıklı bir dünya için ve birlikte mücadele adına anmak isteriz.”
*KORUYUCU HEKİMLİK, TEDAVİ HEKİMLİĞİNDEN DAHA ÖNCELİKLİ VE AVANTAJLIDIR…
Sevgiler…
Dr. Mustafa Torun