20 Ağustos Dünya Sivrisinek Günüydü…
Maalesef Gündemde Yer Almadı…
20 Ağustos 1897. Sir Ronald Ross, Anopheles sivrisineğinin sıtmayı taşıdığını gösterdi. Nobel aldı...
129 yıl geçti. Aşılar, ilaçlar çıktı. Ama sivrisinekler insanlığı tehdit etmeye devam ediyor…
Neden? Çünkü sorun böcek değil. Sorun yoksulluk ve ihmal…
Saygın derneğimiz KLİMİK’in de uyarısı net: Sivrisinek sadece sıtma taşımıyor...
Dang, Zika, Çikungunya, Sarı Humma, Batı Nil Ateşi, Rift Vadisi Ateşi, Japon Ensefaliti, Doğu-Batı At Ensefaliti, St. Louis Ensefaliti, La Crosse Ensefaliti…
Ve paraziter hastalıklar: Lenfatik Filaryaz, Dirofilaryaz…
Çoğu zoonoz. Yani hayvan-insan arasında gidip geliyor…
Dünyada her yıl 200 milyon insan sadece sıtmaya yakalanıyor…
Peki kim yakalanıyor?
*Yoksul Afrika da yaşayanlar…
*Zengin sitenin ilaçlanan bahçesinde değil...
*Aydın Ovası’nda, Büyük Menderes kıyısında, Söke ve Nazilli’nin altyapısı eksik mahallelerinde...
*Selden sonra biriken suda…
*Sulama kanalının kenarında. Çöp yığınının yanında…
Zenginin evinde sineklik var. Klima var. Ateşlenince özel hastaneye gidiyor…
Emekçinin evinde pencere açık. Çocuk 39 derece. Devlet hastanesinde 4 saat sıra…
Depremde ne dedik?
Deprem öldürmedi, çürük bina öldürdü…
Salgında da aynı: “Sivrisinek öldürmüyor, eşitsizlik öldürüyor…”
İklim krizi eşitsizliği büyütüyor. Sıcak arttı, sivrisinek çoğaldı…
Kuraklıkta su depolandı, üreme alanı oldu.
Selden sonra biriken su, virüsü taşıdı...
Ve yine en çok tarım işçisi, göçmen, yoksul mahalle vuruldu…
Bu sınıfsal bir saldırı. Çünkü önlem almak para ister…
İlaçlama, altyapı, denetim, ücretsiz tarama…
Bunlar kâr getirmez. O yüzden devamlı ertelenir…
Ne yapmalı?
Çözüm kamusaldır, bireysel değildir…
1. Altyapı: Kanalizasyon, çöp toplama, durgun su ıslahı. Aydın’da Menderes havzası öncelikli planlanmalı.
2. Denetim: Şantiye, okul, PTT, AVM, pazar yeri düzenli ilaçlanmalı. Sonuç girişe asılmalı.
3. Ücretsiz Sağlık: Şüpheli ateşte yurttaş cebinden para ödememeli. Erken tanı hayat kurtarır.
4. Bilgi Hakkı: Riskli bölgede “Bu alanda sivrisinek mücadelesi yapılmaktadır/yapılmamaktadır” levhası olmalı.
Tıpkı depremde istediğimiz gibi. Evimizi seçebiliyoruz ama okula, işe, hastaneye girerken garantimiz yok. Bu güvenceyi kamu vermeli…
Hipokrat yemini sadece tedavi etmeyi söylemez. Önlemeyi de söyler…
Koruyucu hekimlik, kamucu sağlık olmadan olmaz..
Unutmayalım: Virüsler sınıf ayrımı yapmaz.
Ama sistem yapar…
Ve bedelini her zaman yoksul öder...
Sağlıklı bir dünya, sivrisineksiz bir yaz için mücadele şarttır…
Sevgiler…
Dr. Mustafa Torun