*Hioşima’nın 81. Yılında Yıldızlarımız Sönmesin…
*Bir hekim olarak özellikle sosyalist bir yazar olarak söylüyorum; Nükleer santral sorunu teknik değil, sınıfsal bir halk sağlığı sorunudur…
*Akkuyu, Sinop, İğneada… Deprem kuşağı, fay hatları ve kıyı ekosistemi üstüne kurulan bu santrallerin riski en çok yoksul emekçiye, köylüye, balıkçıya dokunmaya başlamıştır...
*Radyasyon seçici değildir ama zararı eşitsiz dağıtır. Patron “kâr” der, fatura işçinin, çocuğun, toprağın ciğerine yazılır…
*Koruyucu hekimlik der ki: Önce riski ortadan kaldır!..
*Bu yüzden ilkelerimiz net olmalıdır…
*Saydamlık ve halk denetimi önceliğimizdir…
*ÇED raporları, radyasyon ölçümleri kamu ile paylaşılsın. İşçi sağlığı kayıtları gizlenmesin…
*Alternatif enerji: Ucuz ve güvenli yenilenebilir enerjiye, kamu yatırımı yapılsın. Enerji haktır, şirket rantı değildir…
^Acil plan ve sağlık altyapısı bilimsel esaslara göre düzenlenmelidir…
*Bölgede kanser taraması, iyot dağıtımı, tahliye planı ücretsiz ve zorunlu olsun…
*İşçi sağlığı: Santralde çalışan güvencesiz işçilere düzenli sağlık taraması, sendikal hak güvencesi verilsin…
*Nükleer santraller kesinlikle zararlı olup, yapılmamalıdır. Ancak bir şekilde yapılmışsa; en kısa sürede çevreye zarar vermeden kapatılmalıdır.
*ükleer santral değil, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmelidir…
▪️NÜKLEER DEĞİL, YAŞAMI SAVUNMAK ZORUNDAYIZ. ÇÜNKÜ SAĞLIK SATILAMAZ, ERTELENEMEZ.KORUYUCU HEKİMLİK YAŞAMSALDIR!..▪️
Sevgiler…
Dr. Mustafa Torun